1. Çoruh Havza Yönetim Heyeti Toplantısı

DSİ 26. Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonunda, Artvin Valisi ve 1. Çoruh Havza Yönetim Heyeti Toplantı Koordinatörü Kemal Cirit başkanlığında gerçekleştirilen tolantıya, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu, Havza Yönetimi Dairesi Başkanı Nermin Çiçek, Erzurum Vali Yardımcısı Abdurrahman İçyer, Bayburt Vali Yardımcısı Ali Gökay, DSİ 26. Bölge Müdürü Muammer Keleş, Orman Bölge Müdürü […]

DSC_7910

DSİ 26. Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonunda, Artvin Valisi ve 1. Çoruh Havza Yönetim Heyeti Toplantı Koordinatörü Kemal Cirit başkanlığında gerçekleştirilen tolantıya, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu, Havza Yönetimi Dairesi Başkanı Nermin Çiçek, Erzurum Vali Yardımcısı Abdurrahman İçyer, Bayburt Vali Yardımcısı Ali Gökay, DSİ 26. Bölge Müdürü Muammer Keleş, Orman Bölge Müdürü Salih Akbaş, Doğa Koruma ve Milli Parklar 12. Bölge Müdürü Mustafa Bulut ve Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kurtul Özel ile Artvin, Bayburt ve Erzurum İllerinin ilgili daire amirleri katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, DSİ 26. Bölge Müdürü Muammer Keleş, kurumlarının Artvin’de gösterdiği faaliyetler hakkında slayt sunumu eşliğinde bilgilendirmelerde bulundu.

Artvin Valisi Kemal Cirit burada yaptığı konuşmada: “Bugün Çoruh Nehri bizleri buluşturdu. Çoruh Nehri’nin Bayburt’tan başlayan yolculuğu, Erzurum’dan ilimiz Artvin’e ulaşmakta, buradan da komşu ülke Acara Özerk Cumhuriyeti’nin Başkenti Batum’dan denize ulaşmaktadır. Biz, Çoruh Nehrine gerdanlıklar takmaya devam ediyoruz. Çoruh 431 km’lik yolculuğunun yüzde 96’sını ülkemizde devam ettirmekte. Yaklaşık 410 km’si ülkemiz sınırları içerisinde. Bunun yaklaşık yüzde 50’si de Artvin il sınırları içerisinde devam ediyor.

Ülkemizin Hidroelektrik enerji üretme potansiyeli 71 milyar kw/saat. Sadece Çoruh Havzasındaki üretimimiz ise 16 milyar kw/saat. Yani tüm HES’ler tamamlandığında, barajlarımız faaliyete girdiğinde ülkemizin hidroelektrik santrali enerji potansiyelinin yüzde 21’ini Çoruh karşılamış olacak.

Ben buradaki durumu GAP’la karşılaştırmak istedim. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ülkemizin prestij projelerinden birisidir. GAP’taki enerji üretimimiz 27 milyar kw/saat. Yani toplam hidroelektrik enerji potansiyelimizin yüzde 38’ini GAP projesi kapsamında ürettiğimiz enerjilerden elde ediyoruz.

Çoruh ise GAP’ta ki enerji üretiminin yaklaşık yüzde 60’ı kadar ilave bir enerjiyi elektrik alanındaki kollektif sisteme dahil etmiş olacağız. Buradan anlıyoruz ki, Çoruh Havzası enerji alanında oldukça stratejik bir öneme sahip. Ülkemizin enerji üretiminin yüzde 60’ı termik santrallerden, yüzde 35’i hidroelektrik enerji üretimlerinden,  yüzde 4’ü rüzgar,  yüzde 1’ide jeotermal ve atık gazlardan elde edilmekte.

16 adet baraj ve 162 adet nehir tipi HES’in Çoruh Havzasında yapılması planlanmaktadır. Ülkemizde 2014 yılı itibariyle 284 adet baraj, 486 adet gölet yapılmış ve işletmeye açılmış durumdadır. 70 adet barajın inşaatı devam ederken,  550 adet göletin de inşaatı devam etmektedir.

Artvin İlinde ki projeler tamamlandığında ülkemizde üretilen toplam elektriğin yüzde 6’sı, hidroelektrik santralleri anlamında ise yüzde 18’i buradan sağlanacak. Bakanlığımız sadece barajlarla ilgilenmemekte. Bu barajlardan kaynaklı olarak Artvin tünellerle çevreleniyor. Sadece 45 tüneli DSİ Genel Müdürlüğümüz yapmış ve toplam uzunlukları da 24 km’dir. 6 tane tünel inşaatımız devam etmektedir. Karayollarımızın 9 km’lik tünellerini de buna dahil ettiğimizde 56 tane tünel şuan fiilen kullanılmaktadır. Bunlarında uzunluğu 37 km’dir. Bunlar ülkemizin başarı hikayesidir. Türkiye 21. yüzyılın en önemli ülkelerinden birisi olacaktır. Biz ülkemizin geleceğine her zamankinden daha çok inanıyoruz. Ne küresel aktörler, nede rutin dışı aktörler bu ülkenin geleceğine yön verebilir. Bu ülkenin geleceğine sadece bizler yön vereceğiz. Churchill’in önemli bir sözü var. “Karamsar her imkanda zorluk, iyimser ise her zorlukta bir fırsat görür” Bizim kaybedecek zamanımız yok. 1950 yılına kadar ülkemizde ki baraj sayısı sadece 3, bunlarda gölet denecek düzeyde. Şuan itibariyle 284 adet baraja sahibiz. 70 tanesi de inşaat halinde.

Ülkemiz dünyanın 16. büyük ekonomisi,  Avrupa’nın 6. Büyük ekonomisi.  Son 30 yılda Avrupa’nın en hızlı kalkınan ülkelerinden biriyiz. Müteahhtlik sektöründe Çin’den sonra 2. sıradayız. Tekstilde dünya 5.’siyiz. Çimento üretiminde Avrupa birincisiyiz. Temel gıda üretiminde dünya ligindeyiz. Orta öğretimde okuyan öğrenci sayımız 15 milyon. Bir Hollanda kadar öğrenci sayımız var. Danimarka ve Yunanistan’ın toplam nüfusları kadar bizim öğrenci sayımız var. Yani iyi bir insan kaynağı ve insan kaynağı alt yapısına sahibiz. Yeter ki bunları iyi değerlendirelim. GAP’taki bütün işlemler bittiğinde Belçika’nın 2 buçuk kadar alanını sadece orada sulamış olacağız. Türkiye yeni bir geçiş dönemi yaşıyor ve biz üzerimize düşen görevi yaparsak daha aydınlık bir gelecek bizleri bekliyor.” diye konuştu.

Orman ve Su İşleri  Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu ise “Ülkemizde 25 havza var. Bu havzalarla alakalı olarak 25 koordinatör valimiz belirlendi. Buna yönelik olarakta her hafta bir havzamızı ziyaret ediyoruz. Düne kadar arkadaşlarımız Trabzon’da benzer toplantılar gerçekleştirdiler, bizde buradayız. İnşallah bu toplantının sonucunda havzamızla alakalı çok güzel veriler, çok güzel sonuçlar elde edebiliriz.

Bakanlığımız, özellikle Orman Su İşleri Bakanlığı kurulduktan sonra su ile alakalı konuların daha güzel, daha doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi maksatıyla çeşitli adımlar, çeşitli mevzuatlar geliştirildi ve mevzuatlar yayınlandı. Bizde işte bu mevzuatların uygulanabilmesi açısından zaman zaman bölgelerimize giderek siz değerli meslek arkadaşlarımızla birlikte bunları gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Bakanlığımız geçmişte 25 havzayla ilgili olarak bir çalışma yaparak havza koruma eylem planı hazırlandı. Örneğin bir yada 2 ay içersinde hepimizin eline her havzayla alakalı olarak sonuçlar geçmiş olacak. Birkaç ay içersinde de havzayla alakalı olarak görüş ve önerileriniz, eleştirileriniz ve havzada yapılan çalışmaların daha rasyonel bir şekilde uygulanmasını hep birlikte inşallah sağlamış olacağız.

Tabi bu çalışmalar çok rahat yapılmadı, çok basit bir şekilde yapılmadı. Biz yaklaşık olarak son 4-5 yıldır Çevre ve Orman Bakanlığı nezdinde çalışmalara başlamıştık. Her havzada bir de koruma eylem planları bitmişti. Geçen yılın sonunda ülkemizdeki 25 havza ile ilgili koruma eylem planlarımıza ait çalışmalarımız bitti.

Tabi sonuçlarını henüz bizde tamamlamış değiliz. Bu çalışmaları aldıktan sonra inşallah sizlere dağıtacağız. Ardından her havza ile alakalı olarak o fotoğrafı daha net bir şekilde hep beraber göreceğiz. Tabi bizim maksadımız havzanın sadece kirlilik boyutunu değil, havzanın ve suların tek elden  daha rasyonel bir şekilde idare edilmesiyle alakalıdır. Biliyorsunuz, her havzada çeşitli kurumlarımızın sorumlulukları vardır.

Bu yetki ve sorumlukların tek elden idare edilmesi,  daha rasyonel bir şekilde realize edilmesi için bu havza çalışmaları başlatıldı. Geçen yılın Haziran ayında Başbakanlık Tebliği yayımlandı. Daha sonra Sayın Bakanımızın başkanlığında 25 koordinatör valimizin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıda bir yol haritamız belirlendi. İşte bu yol haritası belirlenmesi kapsamında söz konusu havzalarımızda sizlerle birlikte ne tür çalışmaların yapılacağı, ne tür sıkıntılar var, bunları nasıl giderebiliriz konusunda çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz.

Ülkemiz su zengini değildir, su fakiri bir ülkede değildir. Gerek yer altı, gerek yüzeysel sularımız aşağı yukarı aynı seviyede bulunmaktadır. Ancak nüfusumuza baktığımızda gittikçe artıyor. Bu durum dünyada da öyledir. Yani dünyadaki su rezervlerine baktığımız zaman çok değişmiyor. Sanayi artıyor, turizm artıyor, kırsaldan kentlere göçler artıyor. İşte bunların sonucunda çeşitli problemler meydana geliyor. İşte bu problemlerin revize edilmesi ve bu problemlere dur dememizin ana maksadı havza planlaması çalışmalarının yapılmasıdır. Bu çalışmalar bundan sonraki süreçte ülkemiz adına çok verimli ve sağlıklı hizmetler getirecektir.” dedi.

Her belediyenin atık su arıtma tesisi ve çöp depolama alanı yapmasının fizibil olmadığı ve bu çalışmaların bölgesel olarak yapılması gerektiğine işaret eden Kadıoğlu, “Hem bakanlık açısından hem de işletme açısından çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bu konuda havza koruma planları, havzada bulunan havza heyeti oluşmasıyla birlikte yapılacaktır.” diye konuştu.

Kadıoğlu, konuşmasının son bölümünde ise “Ülkemiz, Avrupa Biriliği ile ilgili çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Türkiye AB’ye aday bir ülkedir. Başta çevre faslı olmak üzere çeşitli başlıklar açılıyor. Çevre ile alakalı açılan en önemli fasıl hiç şüphesiz su ve su havzaları konusudur. Bu faslın bir de kapanış kriterleri vardır. Su ve su ile alakalı plan ve kıyı politikalarının belirlenmesi konuları vardır. Bu konudaki çalışmaların çok ama çok önemli olduğunu paylaşmak istiyorum.” dedi.

Havza Yönetimi Dairesi Başkanı Nermin Çiçek, Çoruh Havzası ile ilgili slayt sunumu eşliğinde katılımcılara havzada yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Yaklaşık iki buçuk saat süren toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

AVBM

0 comments