“Artvin’in en büyük ihtiyacı tünellerdir”

Gazeteci Tolga Gül, Tünellerin Mecburiyet Olduğunu Dile Getirdi Gazeteci Tolga Gül, yazdığı iki yeni yazı ile ilimizin en büyük sorunlarından birine ışık tuttu. Birçok gazete ve dergide çıkan yazısında Artvin ilinde tünelleri bir mecburiyet görmeyenlere seslenen Tolga Gül, Artvin’de tünel yapmanın bir lüks olmadığını aksine mecburiyet olduğunu ifade ederek, Cankurtaran, Sahara ve Macahel’e yapılacak tünellere […]

1 (2)

Gazeteci Tolga Gül, Tünellerin Mecburiyet Olduğunu Dile Getirdi
Gazeteci Tolga Gül, yazdığı iki yeni yazı ile ilimizin en büyük sorunlarından birine ışık tuttu. Birçok gazete ve dergide çıkan yazısında Artvin ilinde tünelleri bir mecburiyet görmeyenlere seslenen Tolga Gül, Artvin’de tünel yapmanın bir lüks olmadığını aksine mecburiyet olduğunu ifade ederek, Cankurtaran, Sahara ve Macahel’e yapılacak tünellere de bu açıdan bakmakta fayda olduğunu dile getirdi.
Yazılarında Tolga Gül; “Karayollarındaki heyelanlar korkutuyor
Hayati Akbaş
ARTVİN-Gazeteci Tolga Gül, yazdığı iki yeni yazı ile ilimizin en büyük sorunlarından birine ışık tuttu. Birçok gazete ve dergide çıkan yazısında Artvin ilinde tünelleri bir mecburiyet görmeyenlere seslenen Tolga Gül, Artvin’de tünel yapmanın bir lüks olmadığını aksine mecburiyet olduğunu ifade ederek, Cankurtaran, Sahara ve Macahel’e yapılacak tünellere de bu açıdan bakmakta fayda olduğunu dile getirdi.
Yazılarında Tolga Gül; “Karayollarındaki heyelanlar korkutuyor” ifadesini kullandı. Tolga Gül yazısında şu ifadelere yer verdi. “Artvin’in belki de en büyük sorunlarından biri hiç kuşku yok ki karayollarındaki sıkıntılardır.
Karayollarındaki heyelanlar korkutuyor
1998 yılında Deriner Barajı’nın temelinin atılması ile birlikte ilimiz bir şantiyeye döndü. Şantiyeye dönen ilimizde ise yolların büyük bir bölümü yeniden planlanırken, yollar da yeniden inşa edildi.
İlimizin çok sert bir coğrafyası var. İnşaat gerçekleştirmek Konya ovasına göre çok daha zor ve maliyetli olan Artvin’de yapılan inşaatlardan sonra inşaatların bakım onarımı ise en az inşaat kadar zor olmaktadır. Böylesi zor bir coğrafyada hele hele yol inşa etmek bazen adeta eşşeğe hendek atlatmak kadar oluyor. Hele hele buna bir de Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün yetki ve de denetiminde gerçekleştirilen yol inşaatları ile barajlar sonrası DSİ tarafından yapılan yolları da değerlendirdiğinizde ortaya çıkan tablo daha da vahim oldu.
Yapılan yeni yollardaki proje dengesizlikleri, maliyet azaltma için standartları düşük yollar inşa etmek ve projelerde sonradan yapılan tadilatlar ile verimliliği düşen yolları da eklediğimiz zaman maalesef ki ortaya bugün ki tablo çıkıyor. Ne mi bu tablo. Yolların yapılması için açılan şevlerde yaşayan heyelanlar. Bu coğrafyada nereye dokunursanız dokunun maalesef ki daha sonra çok büyük sorunlarla karşılaşıyorsunuz. İşte Artvin Varyant yolu. İşte sahil yolu, Borçka Artvin ve yeni yapılan Artvin-Yusufeli yolları buna en güzel örneklerdir. Bu güzergahlarda yapılan yollarda gördük ki doğa yolların verimli kullanılmasına izin vermiyor. Şevlerden akan taşlar, oluşan heyelanlar ve seller yolların daha çok tünelle birlikte planlanması gerçeğini ortaya çıkardı.
Ben gidip görmesem de gerek görenlerin anlattıkları gerekse de benim internet üzerinden yaptığım incelemelere baktığım zaman Norveç’in bu konuda güzel bir örnek olduğunu görüyoruz. Doğası Karadeniz’e benzeyen Norveç’te uzunlukları 10 kilometreyi aşan çok sayıda tünel görüyorsunuz. Hatta yolların büyük bir bölümü tüneller aracılığıyla geçilmektedir. Bu da yolların bakım ve onarım masraflarını düşürdüğü gibi ulaşımın kolaylaşması ve ulaşımdaki verimliliğin artmasını sağlamaktadır.
Belki de ülkemiz henüz tam anlamıyla bu noktada olmasa bile özellikle ilimiz gibi coğrafyalarda inşaat maliyetlerinin düşüklüğünü değil sonradan yapılacak olan bakım onarım maliyetleri dikkate alınarak yollar yapılsa ve standartları buna göre yüksek tutsaydık her gün yaşadığımız heyelanlar ile karşı karşıya kalmayacaktık. Daha çok doğanın içerisinden tünellerle yol inşaatları gerçekleştirmiş olup, ulaşım kalitesini en maksimum seviyeye çıkarabilmiş olacaktık. Tabi ki bu tünelleri inşa ederken de kaliteyi dikkate almakta fayda vardı. Maalesef ki ilimizde yeni yapılan yolların tünellerinin de kalitesi istenilen seviyede olmamıştır. Her gün çok sayıda kazanın bu standart düşüklüğü sebebiyle yaşandığı ilimizde tünellerin içlerinde de benzer tabloyu görmekteyiz.

Bu vesile ile diyorum ki ülkemiz artık Ankara’dan yönetilecek bir ülke değildir. Yerinde yönetilmesi gereken ve her ile hatta ilçeye göre ayrı değerlendirmelerin ortaya koyularak standartların ülke genelinde değil iller, ilçeler ve köyler özelinde belirlenmesi şarttır.
Macahel Bölgesi’ne mutlaka bir tünel gerekiyor
Artvin coğrafi koşullar gereğince kış şartlarının ağır geçtiği bir ildir. Bu sebeple geçtiğimiz günlerde yazdığım köşe yazısında Artvin bölgesinde yollar planlanırken mutlak surette tünellerin gerektiğini ve yol kalitesinin artmasının yegane yolunun da bu olacağını söylemiştim.
Mesleğimin 24’üncü yılına girmekteyim ve 24 yıldır da bunu belki de yüzlerce kez yazmışımdır. İlimize bol miktarda tünel inşa etmek gereklidir, diye. Tabi ki sadece ben değil, ilimizde görev yapan tüm basın mensupları ve bölge muhabirlerinin hepsi de bunu dile getirmiştir. Zaman gelmiştir Camili’ye tünel istemişizdir, zaman gelmiştir Cankurtaran’a, yine zaman gelmiştir Şavşat-Ardahan Sahara geçidine istemişizdir.
Nihayetinde ilimizde büyük tünel projelerinin hepsi planlanmıştır. Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Artvin-Hopa karayolu Cankurtaran geçididir. Bu bölgeye planlanan çift tüp tünelin çalışmaları son aşamaya gelmişken tünelin de önümüzdeki yıl ulaşıma açılması beklenmektedir.
Bir diğer proje hiç kuşku yok ki Artvin-Ardahan Yolu Şavşat-Sahara geçididir. Bu bölgeye de bir tünel çalışması projelendirilmiş olmakla birlikte proje ihalesi gerçekleştirildi ve sanıyorum ki önümüzdeki yıl da bununla ilgili ihale aşaması yaşanacaktır.
Bir diğer bölge ise tabi ki kış aylarında yaklaşık 4 ay yolu kapalı olan Camili ( Macahel ) bölgesidir. Bu bölgeye de tünel planlanmıştır. Sanıyorum ki şu günlerde projesi hazırlanırken bu projenin de önümüzdeki yıl ihale edilmesini ve projenin ilk kazılarının başlamasını bekliyoruz.
Belki Ankara’dan ilimize bakıldığı zaman, “ Nüfusu 170 binlerde bulunan bir Artvin’in bu denli tünel ihtiyacı karşılanır mı?” şeklinde bir soru sorulabilir; ancak iş Artvin’den baktığınızda az bile gelir diyebiliriz. Artvin’in coğrafyasında bir gün dahi yaşayan herkes kabul eder ki bu ilde bırakın tünel yapmamayı tünelsiz hiçbir bölgeye gitmemek gereklidir.
İlimizin haşin coğrafyası özellikle de Macahel bölgesinde zorluklar çıkarmaktadır. İşte görüyoruz ki Camili Bölgesi’nde böylesine haşin coğrafyada insanlar ne tür sıkıntılar yaşıyor. Yaklaşık 4 ay yolu kapalı bulunan ve her yıl benzer tabloların yaşandığı bölgeye ulaşmak kendi ülke sınırlarımızdan zor olurken, Gürcistan üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Bunun anlamı ise bir ülke için ağırdır. Evet doğrudur, Cumhuriyet tarihi boyunca bu tünelin planlanıp yapılması şart idi. Ancak gelişen şartlar ve tünel yapma işinin kolaylaşması ve ülkemizin ekonomik imkanları da göz önüne alındığında imkanlar yeni oluşmuştur. Bugün ki imkanlarda ülkemizin bu bölge başta olmak üzere il genelinde önemli birkaç bölgeye tünel yapması lüks değil zarurettir.
İnşallah biran önce bu tüneller tamamlanır da 21. Yüzyılda insanlarımız bu kar esaretini daha fazla yaşamazlar” ifadelerine yer verdi.
Bu yazılar bir çok gazete ve dergide yayınlanırken, vatandaşlar yaptıkları yorumlar ile il adına haklı bir talebin dile getirilişi şeklinde yorumlar yaptılar.

0 comments