“Bunları deşifre etmek Türk Eğitim Sen’in namus borcudur”

Türk Eğitim Sen Artvin Şubesi basın mensuplarıyla bir araya gelerek, genel ve yerel gündem hakkında değerlendirmelerde bulundu. İlimizde birçok konuda sessiz kalmayan her fırsatta gerek sokağa çıkarak, gerekse düşüncelerini yazılı olarak kamuoyu ile paylaşan Eğitim Sen, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Türk Eğitim Sen sadece eğitim bünyesinde değil birçok konuda yanlış olduğunu düşüncükleri konularda sessiz […]

DSC_0098

Türk Eğitim Sen Artvin Şubesi basın mensuplarıyla bir araya gelerek, genel ve yerel gündem hakkında değerlendirmelerde bulundu. İlimizde birçok konuda sessiz kalmayan her fırsatta gerek sokağa çıkarak, gerekse düşüncelerini yazılı olarak kamuoyu ile paylaşan Eğitim Sen, çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Türk Eğitim Sen sadece eğitim bünyesinde değil birçok konuda yanlış olduğunu düşüncükleri konularda sessiz kalmıyor. Bu bağlamda basın mensuplarıyla koordineli olarak sürekli iletişim içinde olan Eğitim Sen üyeleri bu kez basın mensuplarıyla öğretmen evinde kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıya, Türk Eğitim Sen Şube Başkanı İsrafil Bayrak, Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Veli Küçük, Türk Eğitim Sen Şube Sekreteri Fatih Akyurt, Mali Sekreteri Fatih Karaaslan, Eğitim Sosyal İlişkiler Sekreteri Fatih Avcı, Merkez İlçe Temsilcisi Nizamettin Güner, kadın komisyonu, üyeler ve basın mensupları katıldı. Kahvaltının ardından genel ve yerel gündem hakkında değerlendirmelerde bulunan Artvin Eğitim Sen Başkanı İsrafil Bayrak şunları ifade etti; Artvin’imizin değerli basın temsilcileri, 2014 Türkiye’sinde; Atamalar adaletsiz, Terfiler liyakatsiz, memurlar mutsuz, emekliler umutsuz, millet aç, millet perişan, millet çaresiz.

Üniversitelerdeki Memurların Tayin Ve Nakil Mağduriyeti Giderilmelidir 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre çalışan üniversite idari personeli, üniversitelerin kendilerine özgü durumları nedeni ile diğer memurların faydalandığı bazı haklardan yararlandırılmamaktadır. Üniversitelerin sadece bulundukları şehirlerde bağlı birimleri olması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi çalışan hiçbir memurun “eş durumu, sağlık durumu, özür durumu ve sair” sebepler ile yer değiştirme ve tayin işlemleri yapılamamaktadır. Üniversite personelinin yer değiştirmesine imkân sağlayan tek hukuki düzenleme “kurumlar arası nakil” olarak görülmektedir. Nakil olmak isteyen memur bir kurum bulduğu takdirde kendi üniversitesinden “muvafakat” alma hakkına sahip olabiliyor. Ancak bu muvafakat çoğu zaman verilmediğinden birçok üniversite personeli mağdur edilmektedir. Bu durum aile bütünlüğünün parçalanmasına, çalışma performans ve kalitesinde düşüşe, yapılan keyfi uygulamalar nedeniyle de psikolojik baskıya (mobbing) dönüşmektedir. Üniversitelerde çalışan memurların tayin ve nakil işlemleri ile ilgili sorunların ve keyfiliğin ortadan kaldırılması için YÖK tarafından acil bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Her yıl üniversiteler arasında tayin ve yer değiştirme kontenjanlarının açılması ve sadece hizmet yılı esası getirilmesi, bu işin rektörlerin insafına bırakılmaması gerekliliğine inanmaktayız.

Türk Eğitim-Sen Artvin Şubesi olarak sorunların çözümü için çalışmaktayız. Şubemiz Üniversite temsilciliği tarafından oluşturulan bir komisyon marifetiyle hazırlanacak olan raporu ve çözüm önerilerini Genel Merkezimiz aracılığıyla YÖK’e sunarak sorunun çözülmesini YÖK’ten talep edeceğiz. Zira Rektörlerin insafına bırakılan bu gibi işlemlerde nasıl haksızlıklar yapıldığını, nasıl çifte standartların uygulandığını, nasıl yandaşlık hukukunun işlediğini, takdir yetkilerinin nasıl haksız ve adaletsizce kullanıldığını ve haklı taleplerinde bile memurların nasıl mağdur edildiğini üniversitelerdeki uygulamalardan gayet iyi bilmekteyiz. Artvin Çoruh Üniversitesi yönetiminden talebimiz şudur: Üniversitede çalışan memurların tayin işlemleri konusunda hakkaniyetli bir yaklaşım sergilenmeli, üniversite bünyesinde bir komisyonun oluşturularak, Eş özrü, sağlık özrü, eğitim özrü ve üst kadrolara atanma (görevde yükselme)ve sair konularda personelin mağduriyetinin ve telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçilmesi için ivedilikle bir düzenlemeye gidilmelidir.

Kavgamız ekmeğimiz için; Sevdamız ülkemiz için! Milli Eğitim Bakanlığımız adeta yönetmelik çöplüğüne dönüştürülmüştür. Bunu başarmak için ise sanki birbirleriyle yarışırcasına 5 tane bakan kullanmışlardır. Bakanlık son beş yılda sadece dokuz tane yönetici atama yönetmeliği çıkarttı. Çıkarılan dokuz yönetici atama yönetmeliği değişikliğinden neler umuldu? Hangi beklentilere cevap veremedi de defaten değiştirildi? Aslında biz, Türk Eğitim-Sen olarak bunu biliyoruz ve bunun farkındayız. Maalesef kafasını kuma gömenler var. Çabalarımız ise onların kafalarını soktukları kumdan çıkarabilmek ve kralın çıplak olduğunu gösterebilmek içindir.

Devlet memurları arasında ayrımcılık yapılmaktadır. Eşitlik ilkesi ihlal edilmektedir. Hükümet sendikasından olmayanlara milli eğitim müdürlüğü, şube müdürlüğü, kurucu müdürlük ve vekâleten müdürlük verilmemektedir. Ayrıca kariyer gelişiminin önünü açacak olan ödüller ve başarı belgeleri karpuz tezgâhından karpuz seçer gibi seçilen malum-sen üyelerine verilmektedir. Birçok yerde il ve ilçe müdürleri devletin memuru olduklarını unutmuş, sarı sendika militanı gibi davranmaktadır.

Kimsesizlerin kimsesi olduğunu söyleyenler, son olaylarda da görüldüğü gibi; yakınlarını abat etmişlerdir.

Haksızlıkların, hukuksuzlukların, yolsuzlukların odağı haline gelen, alın terimizi, emeğimizi çalan haramileri biz iyi biliyoruz. Memurları, emeklileri enflasyona ezdirmedik deyip, ülkenin kaynağını ve kaymağını yandaş çevrelere dağıtanları bu ülkenin gerçek sahipleri görüyor. Bürokrasisi hırsızlık, kabinesi yolsuzluk, hırsızı arsızlık içinde bir iktidar gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Memuru, işçisi, emeklisi, dul ve yetimi perişan edilmiş, bebekleri kör ayazlara teslim edilmiş, sınırları delik deşik edilmiş, Milli kimliği alt üst edilmiş, Yargısı, basını kuşatılmış, Ormanları, madenleri talan edilmiş, Limanları, fabrikaları peşkeş çekilmiş, Kurumları yağmalanmış, Milli ve manevi değerleri iğdiş edilmiş, Savcısı örgütçü, Polisi çeteci, Askeri terörist ilan edilmiş bir ülke gerçeğiyle yüz yüzeyiz.

“Yoksulluğu bitireceğim.” diye iktidara gelenlerin yarattığı tabloda, 41 milyon vatandaşımız iki günde bir, sofrasına bir kap et yemeği koyamıyor. 25 milyon vatandaşımız, eskiyen giysilerini değiştiremiyor. 62 milyon vatandaşımız, ev masraflarını karşılayamıyor.

Kadınlarımız çalışma hayatının dışındadır. 11 yıldır büyümenin bütün yükü, daha çok çalışıp daha az kazanan memurun, işçinin, çiftçinin omuzlarına bindirilmiş, büyümenin kaymağı rant çevrelerine, eşe, dosta, akrabaya aktarılmıştır.

Milletten toplanan vergilerden oluşan bütçe, denetlenmiyor. Milletin parasını har vurup harman savuranlar, denetlenmiyor. Milletin bütçesinin bekçisi olan Sayıştay, pasifize edilmiş, bu denetimsizlik içinde türetilen haramiler, milletin kaynaklarını hamutuyla götürmektedir.

OECD içinde en uzun çalışma süresi bizde, en zayıf iş güvencesi bizde, taşeronlaşma bizde, sendikasızlaştırma bizde, en kötü yaşam koşulları bizde, en çok gecekondu bizde, en düşük maaş bizde… Ama “Dünyanın en büyük 17. ekonomisiyiz” diye övünen iktidar da bizde”

Vatandaşına zırnık koklatmayanlar, milletin kaynaklarını yandaşa, hırsıza, uğursuza peşkeş çekenler de bizde. Toplam gelirin %10’unu bile alamayan çalışanlar, toplam gelir vergisinin %62,6’sını ödüyor.

Yani hortumlanan paralar, memurun, işçinin cebinden çıkıyor. Faizler düştü, ülke coştu diyorlar. 2014 bütçesinin %12’si faize gidecek. Dünyanın en çok sıcak parası bizde, Dünyanın en yüksek reel faizlerinden biri bizde, Dünyanın en yüksek dolaylı vergisini ödeyen vatandaş bizde…

Ama bizde öyle bir şey daha var ki, dünyanın başka hiçbir ülkesinde yok: Memurunu, emeklisini toplu sözleşme masasında satan sendika…

Bütçede memurlara ayrılan paranın tam 3 milyar lirasını, Hükümete bırakan, eşsiz(!) sendikacılar da bizde…

Alınan zam ortadadır. Altı da, üstü de 123 lira.  Aile yardımı zammı Sıfır! Çocuk parası zammı Sıfır! Fazla çalışma ücreti zammı Sıfır! Ek ödeme zammı Sıfır! Ek ders zammı Sıfır! Tazminat zammı Sıfır! İkramiye zammı Sıfır!

İşte bunların bütçesi de, yandaşların sendikacılığı da koskoca bir SIFIRDIR.

Hayaldi, gerçek oldu. Memurlar nereden nereye geldi!

Bir memur maaşıyla 2002 Aralık’ta; 2 bin 221 kilo patates alabilirken, bugün bin 237 kilo alabiliyor. Erime yüzde 44,3. Bin 342 kilo patlıcan alırken, bugün 895’e düşmüş. Erime yüzde 33,3. Bin 382 kilo domates, 978 kiloya düşmüş. Erime yüzde 29,3. Bin 117 kilo sivri biber, 832 kiloya düşmüş. Erime yüzde 25,5.

Memurun maaşı, her gün mum gibi eriyip gidiyor.

Son bir yılda LPG’ye yüzde 20 zam yapıldığı, patatesin yüzde 93; kuru fasulyenin yüzde 46; ilacın yüzde 25; ekmeğin yüzde 13; kuru soğanın yüzde 12; peynirin yüzde 11 zamlandığı bir ülkede; maaşlara yüzde 5,1 zam yapılmasını davul zurnayla kutlamak sendikacılık mıdır?

11 yılda, memurlara yapılan baskı, tehdit, sürgünle büyütülüp geliştirilen yandaş sendika yapılanmasının adı düpedüz paralel sendikadır. Bir tarafta paralel yandaşlar milletimizin kaynaklarını ayakkabı kutularına doldururken, diğer tarafta paralel sendika ile el ele verilip memurun, emeklinin iki yılı çalınmıştır.

Bu ülkenin evlatları için “İstiklal” mücadelesi verenlerle, kendi evlatları için “İstikbal” mücadelesi verenleri ayırt etmek, Türk Eğitim-Sen ve her onurlu vatandaşın namus borcudur.

Zaman, tüm haksızlıklara karşı meydan okuyan ve tüm riyakârların günahlarını suratlarına çarpan Türk Eğitim-Sen’i şaha kaldırma zamanıdır. Yaşasın haysiyet, şeref, namus ve hak mücadelemiz! Yaşasın Türk Eğitim-Sen! Ne mutlu Türküm diyene” dedi.

Açıklamalarının ardından Türk Eğitim Sen üyeleri basın mensuplarıyla yerel gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İlk olarak başkan İsrafil Bayrak konuştu. Bayrak konuşmasında, geçen günlerde Artvin Çoruh Üniversitesine ziyarette bulunduklarını ifade eden Bayrak, idari personelden kendilerine yansıyan en önemli idari sıkıntının, tayin isteyemedikleri yönünde olduğunu ifade etti. Bayrak konuşmasının devamında; “vatandaşın tayin istemesi için AÇÜ Rektör’ünün veya İdari Daire Başkanının iki dudağının arasında olduğunu ifade etti. Takla atacaksın malum sendikaya üye olacaksın veya birilerini devreye sokacaksın, dayın, amcan gibi ki tayin isteme hakkın olsun. Beyefendiler müsaade etsin de gitsin adam, normal standartlara uygun bir yaşam sürdürebilsin” dedi.

Toplantının devamında ise Türk Eğitim Sen Şube Başkanı İsrafil Bayrak Milli Eğitim’de ki atamalara da değindi. Atamalar ve tayinlerde özellikle çok haksızlık yapıldığını ifade eden Bayrak, örnek vererek Artvin İl Milli Eğitim Müdürlüğünde 13 tane şube müdürlüğünün kadrosu görevlendirme olduğunu ifade etti. Bayrak konuşmasının devamında; “bunla ilgili mücadele ettik. Yazdık, beddua ettik. Dua ettik, neler söylemedik. Hırsız hırsızdır, hırsız illa bir somut anlamında para veya bir kıymetli mal çalma anlamında değil. Hak çalıyorsunuz, haksızlık yapıyorsunuz bunu birde Müslüman, İslam adaletine sahip kişilerin sözleri itibariyle söylüyorum Müslüman kisvesine bürünmüş vatandaşların yapması gerçekten Tük Etiğim Sen olarak kanımıza dokunuyor. 12 tane vatandaş bir buçuk yıldır hak etmediği maaşı alıyor. Müdür veya müdür yardımcılarının maaşları bellidir. Yıl ortalaması aylık 2 bin 500 TL’dir, vatandaş burada şube müdürü olarak kaç para alıyor 3 bin 700 TL dolaylarında maaş alıyor. Bir bucuk yıldır aradaki bin 200 TL para kimin cebinden çıkıyor. Bu tüyü bitmemiş yetimin hakkı değimlidir arkadaşlar. Bunu hangi Müslümanlığa hangi adalete hangi hukuka sığdıracağız. Biz kimsenin görevde yükseltilmesine karşı değiliz yanlış anlaşılmasın, tabi ki her şeyin bir mevzuatı vardır bir prosedürü vardır.  Sınava girer, mülakata girer, mevcut vatandaşlar başvuru yapar aralarından seçilirsin girersin, seçilirsin bize alkışlamak yakışır biz hak etmediği halde sekiz tanesi vekil torpilinden gitmiş, dört tanesi bilmem ne cemaatin torpilinden gitmiş biz bunları kabul edemiyoruz içimize sinmeyen budur” dedi.

Artvin Eğim Sen Şube Sekreteri Fatih Akyurt ise, “Gençlik Spor İl Müdürü Bahattin Yetim Memur Sen eski Artvin il başkanı, Eğitim Bir Sen Şube Başkanı kendisi sınıf öğretmenliği görevinden Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğüne görevlendirilmiştir. Bizlerden olamayan bir özelliğe sahip, Memur Sen Şube Başkanı olması sebebiyle Gençlik Hizmetleri Ve Spor İl Müdürlüğüne yönetmeliklere takla attırarak başka ilde kadro alınarak burada çapraz bir geçici görev yapmak da. Bir örnek daha Tamer Yıldırım’da 5-6 yıllık bir zaman diliminde ışık hızıyla yükselen idarecilerimizden bir tanesi Yusufeli İş İlköğretim Okulu Erzurum’dan sınıf öğretmeni olarak gelip Milli Eğitim Bakanlılığı alan değişikliği uygulamasıyla esas branşı olan kimyaya geçerek Yusufeli çok programlı lisesinde bir süre çalışarak sonra hakkı ile Fen Lisesine müdür yardımcısı olmuş arkadaşımızdır. Bu arkadaşımızda Memur Sen kontenjanından şu anda Yurt Kur il müdürlüğü yapmakta asaleten. Bunun Danıştay’da bir iptal davası var biz bunun peşindeyiz yazışmasını yaptık bu adamın görevden alınması gerekiyor.

Bunlar somut örnekler, görevlendirilen şube müdürleri sadece Artvin’de değil ilçelerde 11 yıldır şube görevlendirilmeyle çalışmaktadır. İlçe müdürleri keza siyaseten atanmakta” dedi.

Konuşmaların devamında tekrar söz alan Şube Başkanı İsrafil Bayrak;  kendisinin okul müdürü olduğunu ifade ederek, “İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yaptığı sınavdan para toplamaya utandım kendime yediremedim. Okullara il Milli eğitim Müdürlüğü olarak Bayrak gönderildi. Bir de Türk bayrağı ben düz bir hesap yaptım Hopa ilçe Mili Eğitim Müdürlüğün deposunda Bayrak var yığınla bir tanesinin maliyeti tahminen 12 TL civarın da bir tane bayrak 24 TL zannımca en az 2 bin, 3 bin tane bastırılmıştır. Ne için okullarda ARTBAP bayrağı olmasa ARTBAP projesi yürümez mi? Artvin Eğitimi geride mi kalır? Bunlarla uğraşacağına onlara ayırdığınız reklam parasını okullardaki öğrencinin 20-30 bin lirası sınav parasıydı bunu yapabilirlerdi” dedi.

Artvin Eğim Sen Şube Sekreteri Fatih Akyurt ise, “dönemde bir kez deneme sınavı yapılıyor. Belki 2,5 TL önemli değilmiş gibi görüne bilir ama biz öğrencilerden bu parayı toplarken zorlanıyoruz istemeye utanıyoruz. Deneme sınavı var idareciler tahsildar gibi para alın verin işlemlerine bakıyor. Ayrıca trajikomik bir olay daha var, tabi herkesin özel hayatı istediği okula verebilir. İl Milli Eğitim Müdürümüzün çocuğu Artvin’de Özel Bir Okulda Eğitim görüyor çok etik gelmiyor bana kendi başında bulunduğun kuruma güvenmeyip kendi yönettiğiniz okullara güvenmeyip. Çocuğunuzu başka bir okula vermek çok doğru bulmuyorum” dedi.

Türk Eğitim Sen üyelerinin konuşmalarının ardından, toplantı basın mensuplarıyla karşılıklı sohbet şeklinde devam etti.

DSC_0038 DSC_0108 DSC_0072

0 comments