Borçka

IMG_0711

Artvinliyiz, memleketimize sahip çıkmak zorundayız. Şartlar gereği göç ederek İstanbul’a geldik. Borçka Ambarlı Köyü’nde Aralık ayında kar yağar, mısırdan başka bir şey yetişmezdi. Ekmek parası için mecburen göç ettik. Ama Artvin’i unutmadık. Türkiye’de yaşayan Artvinliler bir gün dönecekler. Arazi az. Artvin’in doğası bozulmadan korumak gerekiyor. Şehirlerde Artvinliler olarak birlik beraberlik içinde yaşarken Artvin’i olduğu gibi korumak zorundayız.

röportaj-fotoğraflar: beyhan balcıoğlu

Ticarete Nasıl girdiniz?

Liseden sonra askere gittim. Geldiğimde Abim İdris Yazıcı ile birlikte Kıraç’ta aile şirketi Göral İnşaat Limited’i kurduk. İdris Bey fabrika inşaatları ile ilgileniyor. Ben de konut inşaatları inşa ediyorum.

Borçka’daki inşaatı neden düşündünüz?

2 sene önce teyzemizin eşi vefat ettiği için Borçka’ya gittiğimizde düşündük. Borçka’daki inşaat yapısını gördük, şekilsiz sıvasız binaların çevreyi rahatsız ettiğini düşündük. Memlekitimizin bu denli çarpık yapılaşma ve şekilsiz binaların çokluğu bizi bir inşaatçı olarak üzmüştü. Buradaki düzensiz yapılaşmaya örnek bir inşaatı biz neden yapmayalım diyerek girdik Borçka’ya. Borçka’nın görünümü de güzel olsun istiyoruz. Yaptığımız araştırmada da ana cadde üzerinde bir arsa satın alarak üzerinde görseli, mimari özelliği olan, çevreye duyarlı, yaşanabilir konut inşaatına başladık. Borçka’da İstanbul kalitesinde doğal yaşanabilir daireleri hazırladık. Bunu da başardığımıza inanıyoruz. 26 dairesi inşaat sürecinde satıldı, 14 daire de bugünlerde satılacağına inanıyorum. Borçka’da belki ilk kez bizim binada jeneratör var. Çift asansörlü, Ankastre mutfak var. Dairelerden alan bir kişi sadece buzdolabı ve çamaşır makinesi getirecek. Borçka’da yaşayan da bunları hak ettiğini düşünüyorum.

İçinizde Artvin sevdası var sanırım. Birikiminizi buraya yapmanızda önemli bir yer ediniyor sanırım. 3 milyon yatırımı İstanbul değil de neden Borçka?

İstanbul’da bize sorduklarında ‘nerelisiniz” diye hep Artvinliyiz deriz. Artvin deyince bir başka oluyoruz. Duygularımız değişiyor. 8 yıldır Esenyurt Artvinliler Derneği Başkanlığı’nı yapıyorum. Artvinlilerin kültürleri, örf adet ve gelenekleri ile şehir yaşamı içerisinde bir arada tutalım diye uğraşıyoruz. Yönetimimizde Artvin’i temsilen tüm ilçelerinden kişiler var. Sonrasında ise Artvinliler Vakfı’nda Recai Delibaşıoğlu ile tanıştım. Vakıf yönetimine de katılmam böyle oldu. 7 Mart kutlamalarını. akülü sandalyeleri ihtiyaç sahiplerine göndermemiz, Artvin’e dair bir şeyler yapmamız beni mutlu etmeye başladı. Artvin sevdası içimizde hiç bitmedi. Bu sevda bizi Borçka’da yatırım yapmaya götürdü. Borçka’ya bizim katkımız ne oldu dersek, inşaat malzemelerinin tamamını, inşaatta çalışacak elemanların hepsini Borçka’dan sağladık. Böylece bizim de Borçka’ya ekonomik bir katkımız olduğunu düşünüyorum. Borçkalı hemşerilerimiz yaptığımız bina için güzel şeyler söylüyorlar. Bundan da gurur duyuyorum.

Başka binalar yapacak mısınız?

Beklediğimiz başarıyı kaliteyi yakaladık, talep çok fazla. İstediğimiz yerde iyi bir arsa bulursak bu kalitede binalar yapmayı düşünmüyor değiliz.

İstanbul’da STK’larla ilişkileriniz Recai Delibaşıoğlu ile gelişti dediniz. Süreç nasıl gelişti?

STK’ların içinden biri olarak şunu net ifade etmek geriyor; Bölgemizde Esenyurt ve Beylikdüzü Artvinliler Derneği olarak iki dernek olarak varız. İstanbul’da 46 dernek (26’si faal), 4 vakıf, 3 federasyon aktif olarak görev alıyor. Bunların çok olması bir işe yaramıyor. Birlik beraberlik ortamı yaratılamıyor. Bir Artvinli olarak bu duruma çok üzülüyorum.

Geçtiğimiz günlerde İsmet Acar başkanlığındaki buluşmada “Birlik ve beraberlik için bir adım atıldığını biliyoruz. Oradaydınız. Son durumla ilgili bilgi verir misiniz?

Konu Artvin olunca İsmet Acar mutlaka vardır. Tüm bu gelişmeleri yakından takip eden İsmet Acar İstanbul’daki tüm STK’ları bir araya getirdi. STK temsilcileri tüm sorunlarını ortaya koydu. Neden birlik ve beraberliğin sağlanmadığını açıkça ifade ettiler. Ortaya bencillik, saygısızlık, Artvinlilik kimliğini taşıyamama, siyasi nedenler, derneklerin ekonomik sorunları, koltuk kavgaları gibi bir çok nedenle bir çatı altında buluşmanın oluşmadığı kanaatine varıldı. Değerli büyüğümüz Sayın İsmet Acar duruma el koyarak bu birlikteliğin mutlaka sağlanması gerektiğini söyledi. Başkanlığını kendisinin yapacağı ve her STK temsilcisinin de içinde olacağı bir “Artvin Platformu” oluşturulmasına karar verildi. Bu gerçekten güzel bir organizasyon olacak. Toparlanma ve birliktelik için bizlere sahip çıkan İsmet Acar abimize çok şey borçluyuz.

Artvinliler Hizmet Vakfı çatısı altında tüm Artvinliler bir araya gelemez miydiniz?

Ben Recai Delibaşıoğlu ile birlikte vakıf yönetimine girdim. Bizim dönemimizde vakfımıza büyük bir ilgi vardı. Vakıf çatısı altında 7 Mart kutlamalarını birlikte yaptık. TURSAB’ı Artvin’e götürdük, 350 öğrenciye karşılıksız burs verdik, engelliye destek çıktık, ekonomik durumu iyi olmayan öğrencileri afişe etmeden yardım ettik. Vakıf kimliği her yerde öne çıkmaya başladı. Vakıf başkanlığı değişince ortaya 3 federasyon çıktı. Derneklerin bir çoğu bağımsız hareket etmeye başladı. Federasyonlar birbirleri ile tartışmaya, ağır hakaretler etmeye başladı. Bu durum birlik ve beraberlik düşüncesi olanlarda hayal kırıklığı yaşattı. İsmet Acar’ın verdiği kahvaltıda söz aldığımda şunu belirttim “Sayın İsmet Acar, bu karışıklığı gidermek için aramızda ve Artvin’in genelinde, sevilen, sayılan, sözü geçen birisiniz. Bu nedenle Vakfın başına siz geçin, federasyonları da teke indirelim, dernekleri de vakıf çatısında toplayalım ve toparlayıcı görevini böylece sağlamış oluruz” dedim. Artvinlilerin bir yeri olsun, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın da içimizde olduğu “Tek ses, tek birliktelik” adı altında toparlanalım. Bir şey yapacaksak birlikte yapalım, isteyeceksek de bir isteyelim. Güç olalım. Mesela Kadir Topbaş’tan bir şey istenecek, her STK ayrı ayrı gidiyor, bir şeyler istiyor. Bu karışıklığa neden oluyor. Topbaş, kime ne yapacağını, ne vereceğini şaşırmış durumda. Topbaş’da ister ki birlik beraberlik içinde güçlü bir Artvin STK’si olsun, yapabilecekler tek elden düşünülsün, karışıklık olmasın. Bir çok şehir STK’larının kendi yerleri var, Konfederasyona kadar gitmişler, çevremize iyi bakmak gerek. Mimar Kadir Topbaş bizim için büyük şans, hala bunu değerlendiremiyoruz. Güçlü bir ses olamayışımız benim halen en çok rahatsızlık duyduğum konuların başında gelir.

Vakıf yönetimi yine değişti. Nasıl görüyorsun gelişmeleri?

Geçtiğimiz günlerde vakıf kongresini yaptı. Mustafa Melek çok az bir oy farkıyla başkan seçildi. Kendisinden çok şey bekliyoruz. İsmet Acar Bey’in de desteğini alarak güzel projelere imza atar diye düşünmekteyim. Bu arada Hakan Bekar, sevdiğimiz, saydığımız bir kardeşimiz. İlkokulu Maden’de birlikte okuduk, çok iyi tanıyorum. Esenyurt’taki arsanın satılması sürecinde ve sonrası değerlendirmesinde güzel bir yer satın alarak vakfa kazandırmıştır. Artvin’e hizmet anlamında çaba sarfetti. Yaptığı hizmetlerden dolayı kendisine teşekkür ediyoruz. Yeni seçilen Mustafa Melek kardeşimiz de Hakan Bey’in yaptıklarının üstüne koyarak daha güzel şeyler olacağına inanıyor başarılar diliyorum.

STK’ların içinden biri olarak, Artvin turizm kenti olarak lanse ediliyor ama barajlar, HES’ler Maden ile gündemde. Nasıl olacak tüm bunlar?

Artvin yeşilliği, doğal yaşamı, bitki örtüsü ile anılıyor. 3 güzel Karagölü, Festivalleri, yaylacılığı ile Karadeniz’in en güzel kentlerinden biri. Recai Delibaşıoğlu döneminde TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy’u ve 70 işadamını Artvin’e getirdik. Artvin’in tanıtımında en önemli şey turizmin gelişmesidir. Turizmcileri buraya getirdik, tanıttık. Artvin’i dünyaya açtık. Delibaşıoğlu’nun çaba ve gayreti ile oldu. Artvin halkı artık İstanbul’daki Artvinliler Hizmet Vakfı’ndan çok şey bekliyor. Bu da bize onur ve gurur veriyor. Artvin’in doğasının bozulmasını hiçbir şekilde istemiyoruz. Nerede bir maden ocağı açılmışssa o ilçeye kilit vurulmuş. Dünya’da da var örnekleri. Murgul’da da maden çıkıyor, ülke ekonomisine ciddi katkı sağlıyor ama doğa bitmiş, insanların sağlığı bozulmuş, böyle bir anlayış olmamalı. Halk bölgeden ne zaman gideceğizi düşünüyor. Artvin yeşili ile doğası ile güzel ve öyle kalmalı. Kafkasör artık simge. Burada çıkan madenin Artvin’e ne faydası olacak. Bu bölgenin gerçekten korunması gerekir. Başbakanımızın son açıklamasında “Devlet olarak koruma altına alacağız” diyor. Bekleyip göreceğiz. Bir ağacın yetişmesi 150 yıl. Kaç ağaç kesilecek ve kaç yıl bekleyeceğiz yeni ağaçları. Bir iş yapılacaksa mantıklı ve çevreye uygun yapılmalı. Maden takip edilmeli.

Son söz…

Artvinliyiz, memleketimize sahip çıkmak zorundayız. Artvin’in doğası bozulmadan korumak gerekiyor. Şehirlerde Artvinliler olarak birlik beraberlik içinde yaşayıp güzel günler geçirmek istiyoruz. 08artvin Dergisi’ne teşekkür ederiz.

İDRİS YAZICI 1981 yılında Borçka’dan başlayan yolculukta Abisi İdris Yazıcı yalnız bırakmadı. Kardeşten öte iyi bir dostlukla-arkadaşça yürüttükleri yolculuk halen sürmekte. Başarılarını birlikte paylaşmanın keyfini Borçka’ya yaptıkları yatırımla da perçinlediler.

ALİ YAZICI KİMDİR? 1969 Borçka doğumluyum. Annem Sultan Şavşatlı, babam Hüseyin Yusufelili. 2 kız 2 erkek 4 kardeşiz. En büyük ablam Asiye Yılmaz, Abim İdris, Hatice Ablam ve en küçükleri benim. İlkokulumu Borçka’da okudum. 1981’de Borçka’dan İstanbul’a ailemle birlikte göç ettik. Zeytinburnu Ticaret Lisesi’ni bitirdim. Büyükçekmece’de yaşıyoruz. Esenyurt Artvinliler Derneği Başkanlığı’nı yürütüyorum.

IMG_0700 IMG_0702 IMG_0711 IMG_0713 IMG_0715 IMG_1501

artvin-de-boga-guresleri-nefes-kesti-8397443_x_o

Artvin’in Borçka ilçesinde düzenlenen geleneksel boğa güreşlerinde boğalar çamur deryasında kıyasıya güreşti. Artvin‘in Borçka ilçesinde düzenlenen geleneksel boğa güreşlerinde boğalar çamur deryasında kıyasıya güreşti. Akpınar Köyü Kültür Sanat ve Spor Derneği tarafından düzenlenen geleneksel boğa güreşlerinde boğaların çamur deryasındaki mücadelesini vatandaşlar heyecanla izledi. Yarışma sırasında düşen boğalar sahipleri tarafından sopa ile ayağa kaldırılarak birbirlerinden ayrıldı. Güreş sırasında boğaların birbirlerine zarar vermesi karşısında izleyenlerin üzüntü duydukları gözlenirken, bazı boğaların rakiplerinden kaçması renkli görüntüler oluşturdu. Kültür, Sanat ve Spor Derneği Başkanı Hüseyin Dışlı güreşlerin bu yıl 7’sini düzenlediklerini belirterek, “Bu yıl 7.sini düzenlediğimiz festivalimize Artvin Kafkasör Boğa güreşlerinde derece alan boğalarımızı katacağız. Festivalimize Karakucak güreşini de kattık. Boğa güreşlerinde keyif alıyoruz ancak bir birlerine zarar vermesi bizi çok üzüyor. Havyaların bir birlerini yaralaması yüreğimiz parçalanıyor” dedi.

Öte yandan boğa sahipleri ise, boğa güreşleri kendileri için vazgeçilmez bir sevda olduğunu belirttiler.

 

12939289_10154076062993674_949720927_n

Borçka İlçesi’nde üzerine televizyon düşmesi sonucu ağır yaralanan bir buçuk yaşındaki Zeynep Ayzam Kocaman, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Borçka ilçesi Merkez Mahallesi’nde Vehbi Alpaslan Ceddesin de oturan Metin (43) ve Firdevs (39) Kocaman çiftinin, üç çocuklarından en küçüğü olan bir buçuk yaşındaki Zeynep Ayzam 31 Mart Perşembe günü akşam saatlerinde evlerinde oynarken sehpa üzerinde bulunan 72 ekran televizyon üzerine düştü. Ağır yaralanan Zeynep Ayzam Kocaman, Borçka Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Talihsiz çocuk burada yapılan ilk müdahalenin ardından Artvin Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakım servisinde tedaviye alınan Zeynep Ayzam, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Küçük Zeynep Ayzam’ın cesedi Trabzon Adli TIP’a gönderildi.

12939289_10154076062993674_949720927_n

Borçka Kaymakamı Örnek, “Şefkat Eli” Projesi Kapsamında Muhtaç ve Engelli Aileleri Ziyaret Etti (3)

Borçka Kaymakamı Ertuğrul Örnek, “Şefkat Eli” projesi kapsamında yaşlı ve engelli aileleri evlerinde ziyaret ederek, projenin yaşlı ve engellilerin günlük yaşamlarını kolaylaştırdığını söyledi.

Borçka ilçesine bağlı Muratlı Köyü’ne gerçekleştirilen ziyaretlerde Borçka Kaymakamı Ertuğrul Örnek, Sosyal Yardımlaşma Vakfı Müdürü Ersin Sungur, İlçe Özel İdare Müdür V. Mehmet Yerebakan, AK Parti Borçka İlçe Başkanı Şükrü Ertürk, Köy Muhtarı Şerafettin Kahraman ile birlikte ziyaretler gerçekleştirildi.

İlçede 11 yaşlı ve engelli aileye evde temizlik hizmeti verildiğini ifade eden Borçka Kaymakamı Ertuğrul Örnek, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yürütülen proje kapsamında 11 yaşlı ve engelli aileye evde temizlik hizmeti verilmektedir. Örnek, projenin, 2 Ekim 2015 tarihinde başlanmış olup, halen devam ettiğini ifade ederek, “Bu projeyle, ilçemizdeki yaşlı ve engelli nüfusun bakıma muhtaç kalmaları nedeni ile başlandı ve başarılı sonuçlar elde edildi” dedi.

Kaymakam Örnek; “İlçemizdeki yaşlı ve engellilerin günlük yaşamlarını kolaylaştırmak yalnız olmadıklarını hissettirmek, göstereceğimiz ilgi, sevgi ve şefkat ile yaşlılarımızın ve engellilerimizin hak ettikleri bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu, proje kapsamındaki aileleri yerinde ziyaretlere devam edeceklerini” belirtti.

Kaymakam Ertuğrul Örnek ve beraberindekiler ile birlikte proje kapsamında Muratlı Köyündeki bir aileyi ziyaret ederek sohbet sırasında sorunlarını dinledi.

Borçka Kaymakamı Örnek, “Şefkat Eli” Projesi Kapsamında Muhtaç ve Engelli Aileleri Ziyaret Etti (1) Borçka Kaymakamı Örnek, “Şefkat Eli” Projesi Kapsamında Muhtaç ve Engelli Aileleri Ziyaret Etti (3) Borçka Kaymakamı Örnek, “Şefkat Eli” Projesi Kapsamında Muhtaç ve Engelli Aileleri Ziyaret Etti (4)

artvin-de-doga-harikasi-karagol-yok-olmaktan-7580836_x_o

Artvin’in Borçka İlçesi’nde Aralık Deresi’nin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle 6 dönümü yok olan Karagöl’ün 30 metre olan derinliği de yaklaşık 8 metreye indi. Artvin’in Borçka İlçesi’nde Aralık Deresi’nin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle 6 dönümü yok olan Karagöl’ün 30 metre olan derinliği de yaklaşık 8 metreye indi. Karagöl’ü kurtarmak için hazırlanan ve ihalesi yapılan proje ile alüvyonların dolması engellenecek, gölün eski doğal güzelliğine kavuşturulması için çaba harcanacak.

Borçka Tabiat Parkı’nda yer alan ve bin 800’lü yıllarda Aralık Deresi’nin, oluşan heyelan sonucu önünün kapanmasıyla oluştuğu bilinen Karagöl, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Son yıllarda Aralık Deresi’nin taşıdığı alüvyonlarla dolan gölün yaklaşık 6 dönümü yok oldu, 30 metre olan derinliği 8 metreye düştü. Karagöl’ün alüvyon tehdidine karşı önlem alınmaması halinde yok olma riski üzerine harekete geçe Doğa Koruma ve Milli Parklar 12’inci Bölge Müdürlüğü, Karagöl’ü kurtarmak için eylem planı hazırladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında Karçal Dağı eteği ile Aralık Deresi üzerinde ağaç ve taşlarla yapılacak özel menfezlerle gölün alüvyonla dolması engellenecek. İhalesi yapılan proje için önümüzdeki günlerde çalışma başlatılacak.

BÖLGE HALKI KARAGÖL’Ü KORUMAKTA KARARLI

Karagöl’ü korumak için yöre sakinleri de yoğun çaba harcıyor. Göl kıyısında tesisleşmeye karşı çıkan vatandaşlar gölü çevreleyen uzak alanlarda görüntü kirliliği oluşmaması için yapılaşmama kararı aldı. Karagöl Doğayı Koruma ve Tanıtma Derneği üyesi Emre Atan, ziyaretçi sayısının her yıl artış gösterdiği Karagöl’ü korumak için büyük çaba harcadıklarını belirterek, “”Göl çevresinde yapılaşmaya kesinlikle müsaade etmiyoruz. Göl kıyısında yürüyüş yolları bile en doğal şekilde yapılacak. Doğayı bozacak hiçbir girişime müsaade etmeyeceğiz. Karagöl ve çevresi bütün doğallığı ile kalacak” dedi.

HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin doğal güzelliği ile öne çıkan yerlerin başında gelen BorçkaKaragöl Tabiat Parkı, DHA tarafından havadan görüntülendi. Eşsiz güzellikleri barındıran göl çalışmaların başlatılmasının ardından doğa turizmi için daha da cazip hale gelecek.Karagöl tatilci ve turistlerin de büyük ilgisini çekiyor.

Screen shot 2015-07-27 at 6.47.17 PM

Artvin’in Borçka ilçesinde erken doğumla dünyaya gelen ve kalbinin yarısı gelişmediği gerekçesiyle hastaneye kaldırılan 9 aylık Derya Ecrin’in ailesi, bugüne kadar 3 kez anjiyo olan çocuklarının ameliyatı için hayırseverlerden gelecek yardımı bekliyor. Aile, Artvin Valiliğinin de desteğiyle açılan hesaptan başlatılan yardım kampanyası kapsamında çocuklarının tedavisi için istenen 60 bin bin liranın toplanması için gün sayıyor- Anne Serpil Ataman: “Kaymakamlığın verdiği yardımlarla evimin kirasını ve geçimimizi sağlıyoruz. Ancak maddi durumumuz iyi olmadığı için tedavi için istenen bu parayı bulamıyoruz”

Borçka ilçesinde yaşayan Ataman çifti, erken doğumla dünyaya gelen ve kalbinin sağ tarafının gelişmediği teşhisi konulan 9 aylık kızları Derya Ecrin’in sağlığına kavuşması için hayırseverlerden yardım istiyor. Gündoğu Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki 3 çocuk annesi Serpil Ataman, AA muhabirine, geçirdiği apandisit ameliyatı nedeniyle 8 aylık olarak sezaryenle dünyaya getirdiği kızının kalbinde sorun bulunduğunu belirterek, bebeklerinin bugüne kadar 3 kez anjiyo olduğunu anlattı.Çocuğunun doğumundan sonra hayatlarında sıkıntılı günlerin başladığını belirten Ataman, kendisi hastanede tedavi görürken, kızının Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesine oradan da İstanbul’daki özel bir hastaneye sevk edildiğini kaydetti.Ataman, söz konusu hastanede kızının tedavisi için 60 bin lira gerektiğini ifade ederek, “Sürekli öksürüyor, ağlıyor ve vücudunun her tarafı morarıyor. Hastane ve ev arasında mekik dokuyoruz. Seneye okula başlayacak iki çocuğum daha var.

Kaymakamlığın verdiği yardımlarla evimin kirasını ve geçimimizi sağlıyoruz. Ancak maddi durumumuz iyi olmadığı için tedavi için istenen bu parayı bulamıyoruz” diye konuştu.- Valilik yardım için hesap açtıKızının sağlığına kavuşması için Artvin Valiliği’nden yardım talebinde bulunduklarını belirten anne Ataman, mağduriyetlerini Artvin Valisi Kemal Cirit’e anlattığını söyledi.Anne Ataman, Vali Cirit’in kendisiyle çok ilgilendiğini ve yardım kampanyası başlatıp bir banka hesap numarası açılmasını sağladığını vurgulayarak, “İnşallah gerekli olan para kısa sürede toplanır. Allah devletimizden ve milletimizden razı olsun” dedi.Yardım taleplerini sosyal paylaşım sitesi hesaplarından da duyurduklarını ifade eden Ataman, şöyle konuştu: “Maddi durumu iyi olan iş adamlarına, hayırseverlere, annelere buradan sesleniyorum ne olur bana yardım etsinler. Kızımın yaşamasını istiyorum. Diğer kardeşleri gibi sağlıklı olmasını istiyorum. Doktorlar ameliyat olursa sağlığına kavuşacağını söylüyorlar. Bir anne olarak yüreğim yanıyor. Kızım sürekli acılar içinde kıvranıyor. Sürekli ağlıyor ve vücudu morarıyor. Hayattaki en büyük arzum bir an önce çocuğumun sağlığına kavuşmasıdır.”Ataman, diğer çocuklarının kardeşinin durumuna çok üzüldüğünü ve sürekli ağladıklarını anlatarak, “Özellikle 6 yaşındaki kızım Deva, kardeşiyle çok yakından ilgileniyor. Mamasını yediriyor. Her türlü ihiyaçlarının karşılanmasında bana yardım ediyor. Kardeşinin rahatszılığının ciddi olduğunu biliyor. Kardeşini çok seviyor ve durumuna üzüldüğü için sürekli ağlıyor. Bir an olsun kardeşinin yanından ayrılmıyor” ifadesini kullandı.-

“Kızım gözlerimin önünde eriyor”Baba Turgay Ataman da (35) doktorların, erken doğum nedeniyle kızının kalp kapaklarının gelişmediğini söylediğini aktararak, doğumdan hemen sonra bebeklerinin ambulanslaTrabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesine sevk edildiğini anlattı.Buradaki doktorların ise kızının kalbinin sağ tarafının gelişmediği teşhisini koyduklarını dile getiren Ataman, “Tam teşekkülü bir hastanede ameliyat olması gerektiğini belirttiler. Bunun üzerine hastane yetkilileri tam teşekkülü hastane olarak İstanbul’daki özel bir hastaneyi buldular. Hava ambulansı ile İstanbul’daki özelbir hastaneye nakledildi.

Çocuğum burada çeşitli tarihlerde 3 kez anjiyo oldu” dedi.Baba Ataman, hastane yetkililerinin, kızı Derya Ecrin’in kalbindeki sorun nedeniyle biran önce ameliyat olması gerektiğini söylediklerini belirterek, şöyle devam eti: “Buradaki doktorlar ameliyatın riskli olduğu belirterek metin ve her şeye hazırlıklı olmamızı istediler. Bizde ameliyat olmasını kabul ettik. Sağlık güvencesi olarak yeşil kartım var. Hastane yetkilileri bizden ameliyat parası için yaklaşık 60 bin lira istediler. Çocuğum rahatsızlığından dolayı bir işte çalışamıyorum. Sürekli tedavisi için hastane yollarındayım. Ailemin maddi dudumu da iyi değil. Ne yapacağımı şaşırdım. Kızımın yaşamasını istiyorum. Gözlerimin önünde eriyen kızımın durumunu gördükçe bir baba olarak kahroluyorum. Elimden bir şey gelmiyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.”Baba Ataman, hayırseverlerin, Ziraat Bankası Borçka şubesinde anne Serpil Ataman adına açılan “TR 620001000377705214945002” No’lu hesaba para yardımında bulunmalarını talep etti.

Screen shot 2015-07-27 at 6.47.52 PM Screen shot 2015-07-27 at 6.49.04 PM

olta balıkçılığı (18)

Artvin Merkez’de Çoruh Nehri kıyısı boyunca uzanan şerit barajlar sonrasında balıkçıların mekanı oldu. Balık tutmak için asma köprüde, nehir kıyısındaki korkuluklarda ve kıyıda yerlerini alan balık tutkunları rastgele diyerek kısmetlerine gelecek balıkları bekliyorlar.

Artvin Çoruh Nehri üzerine kurulan Deriner Barajı ve HES’in gövde önünden Borçka Barajı ve HES göl sahasına kadar uzanan sahil şeridinde yapılan düzenlemeler olta balıkçılığına olan ilgiyi arttırdı. Artvin Merkez’e belki deniz gelmese de baraj suları deniz keyfini Artvin’e getirmiş oldu. Barajlar öncesinde sadece büyük yayın balığı avcılığı yapılan Artvin’de artık sazan, yayın, kefal ve alabalık avlanabiliyor. Yaklaşık 35 kilometrelik alanda balık avlama için oltalarını hazırlayan Artvinliler, sabahın erken saatlerinde kıyıya gelerek oltalarını Çoruh Nehri’ne bırakıyorlar. Rastgele diyerek oltalarına taktıkları yemlerle kısmetlerini beklemeye başlayan balıkçılar, akşam geç saatlere kadar Çoruh’un artık durgun akan sularının nasiplerini vermesini bekliyorlar. Çoruh’un sularının oldukça cömert olduğu gözlenirken, balıkçılar balık tutabilmek için kıyıda yapılan düzenlemelerden de memnun görünüyorlar.

Geniş ve düz kıyı alanları oluşturuldu, buna en çok balıkçılar sevindi

Deriner Barajı ve HES’in tamamlanarak su toplaması ile birlikte baraj gövdesinden Şehitlik köyüne kadar uzanan çizgide ve de Şehitlik Köyü Asma Köprüsü’nden Köprübaşı ve Çoruh Park boyunca Borçka Barajı ve HES göl sahasına kadar uzanan yaklaşık 5 kilometrelik sahil şeridi olta balıkçılarının yeni mekanı oldu. Bu bölgede oluşturulan geniş ve düz kıyı sahası ile korkulukları yapılan nehir kıyı yolu üzerinden oltalarını nehrin sularına bırakan balıkçılar nehrin kendilerine vereceği balıkları rahatlıkla bekleyebiliyorlar. Kimi zaman asma köprüde, kimi zaman beton köprüde kimin zamanda yeni yapılan rekreasyon alanlarında olta balıkçılarına sık sık rastlanırken, balık meraklıları gönüllerince Bir dönemler sadece büyük yayın balıklarının tutulabildiği Çoruh Nehri’nin sularında artık başka balıklarda avlanabiliyor.

Balıkçılardan teşekkür

Yeni mekanlarında olta balıkçılığı yaparak şehrin stresini atma fırsatını bulan olta balıkçıları, oluşturulan sahil şeridinden dolayı teşekkür ettiler. Balık tutmak için Çoruh Park’ta da daha güzel alanların oluşturabileceğini de belirten olta balıkçıları, balık avlamaktan mutlu olduklarını söylüyorlar. Çoruh Nehri’nde balık sayısının arttığına da vurgu yapan olta balıkçıları özellikle suyun şiddetli akmadığı günlerde balığın daha çok çıktığını ifade ediyorlar.

Balık tutmanın farklı bir stres atma yolu olduğunu belirten olta balıkçıları, Çoruh’tan 200 gramın üzerinde avladıkları balıklar ile kısmetlerini çıkardıklarını, 200 gramın altında yada boyut olarak küçük gördükleri balıkların oltalarına yakalanmaları durumunda ise yakalanan balıkları nehre yeniden bıraktıklarını söylüyorlar. Balık sayısının artmasına karşın zaman zaman balıklarda tenya benzeri parazitlere de rastladıklarını ifade eden olta balıkçıları yetkililerin bu tür parazitlerin zararlı olmadığı ve yenilebileceğini söylemelerine karşın yinede yemediklerini vurguluyorlar. Parazit ve tenya benzeri hastalıkların artışının da araştırılması gerektiğinin altını çizen olta balıkçıları, her şeye rağmen Çoruh kıyısında balık tutmaktan duydukları memnuniyeti dile getiriyorlar.

Olta balıkçılığı tutkunlarını bekleyen balıkçılar, sayılarının her geçen gün arttığını hatırlatarak nehir içerisinde balıkların yığılabilecekleri küçük alanların oluşturulması durumunda çevre ilçelerdeki av meraklılarının da Artvin Merkez’e gelebileceklerini sözlerine ekliyorlar.

Torunlarıyla balık tutmaya geliyorlar

Artvin Merkez’de olta balıkçılarının sayısı gün geçtikçe artarken, olta balıkçılarının bazılarının torunlarını ve çocuklarını da balık tutmaya getirdikleri de gözlendi. Torunlarına olta ile balık tutmayı öğreten olta balıkçıları, olta balıkçılığının sırlarını da onlara anlatarak bu sırların gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak istiyorlar.

olta balıkçılığı (18) olta balıkçılığı (29) olta balıkçılığı (28) olta balıkçılığı (23) olta balıkçılığı (21) olta balıkçılığı (18) olta balıkçılığı (17) olta balıkçılığı (16) olta balıkçılığı (15) olta balıkçılığı (14) olta balıkçılığı (13) olta balıkçılığı (12) olta balıkçılığı (11) olta balıkçılığı (10) olta balıkçılığı (9) olta balıkçılığı (8) olta balıkçılığı (7) olta balıkçılığı (4) olta balıkçılığı (2) foto¦şraf 5 foto¦şraf 4 foto¦şraf 2

mufredat copy

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?  Türkiye’deki Gürcüler için tarihi öneme sahip bir dönemin başlangıcı, altın harflerle yazılıp anılacak önemli bir adım. Gürcü Kültür Evi’nin girişimi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın talep ve işbirliğiyle, Türkiye’deki 5,6,7 ve 8. sınıflarda seçmeli ders olarak okutulmak üzere hazırlanan “Gürcüce Öğretim Programı” (Müfredat), Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu’nun 09.09.2014 ve 17.09.2014 tarihli kararı ile 2014-2015 öğretim yılından itibaren okutulmak üzere kabul edilip karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

MüfredatBu sevindirici başlangıcın Türkiyeli Gürcülere hayırlıolmasını diliyoruz. Bundan sonraki aşama, ortaokul ve imam hatip ortaokullarında (5,6,7 ve 8. sınıf) okuyan öğrencilerin tüm Türkiye çapında okullarında seçmeli ders olarak Gürcüce dersini tercih etmeleri ile devam edecektir. Anadilini öğrenmek isteyen Gürcü kökenli öğrencileri ve velilerini; ayrıca Gürcü diline ilgi duyan ve öğrenmek isteyen herkesi haberdar ediyor; sınıfı itibariyle seçmeli ders tercihi yapacak durumda olanları, tercihlerini Gürcüceden yana kullanmaya davet ediyoruz. Bir okulda seçmeli ders olarak Gürcücenin okutulabilmesi için bu dersi en az 10 öğrencinin tercih etmesi gerekmektedir. Yürürlükteki düzenlemeye göre en az 10 öğrenci bu dersi talep ettiği takdirde okul yönetimi sınıf açacaktır.

Şu ana kadar kabul edilen benzer öğretim programları içerisinde Gürcüce, kendine özgü alfabesi olan ilk dil olma özelliğini taşımaktadır. Bunun yanı sıra “Gürcüce”nin hem uluslararası bir dil olduğu gerçeği hem de onaylanan müfredatla yaşayan yerel dillerden biri olduğu gerçeği kabul edilmiş bulunmaktadır.

Türkiye’de bu yöndeki çalışmalar ilk olarak 2004 yılında “Anadilde eğitim” için Milli Eğitim Bakanlığı’na yapılan başvuruyla başlamıştı. Daha sonra ise 2012 yılında Gürcücenin seçmeli ders olarak kabulü için müracaatta bulunulmuştu. Son olarak, 2013 yılında yazar-çevirmen Fahrettin Çiloğlu’nun hazırlamış olduğu öğretim programı ile başlayan Gürcüce müfredat çalışmaları, 2014 yılında Gürcistan’dan ve Türkiye’den oluşturulan eğitimci, uzman ve çevirmen gubu ile devam etti. Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya, Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip’e, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’ne ve emeği geçen tüm bakanlık çalışanlarına, Gürcüce ders programının hazırlanmasında Gürcistan’dan ve Türkiye’den akademisyenlere, Türkiye’den ise özellikle müfredatın hazırlanmasında büyük emeği geçen eğitimci ve yazar Kevser Ruhi’ye, ayrıca müfredatın başından sonuna kadar emek vermiş, katkı sağlamış olan herkese sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Her şeyden önce, Türkiye’de Gürcü kültürünün tanınıp bilinmesine yönelik Ahmet Özkan (Melaşvili) ve arkadaşlarının yakmış oldukları meşalenin günümüze, bizlere kadar uzanan ışığı, yol gösterip örnek olmuştur. Ahmet Özkan (Melaşvili) ve arkadaşlarını minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz.

Bugün, Gürcü Kültür Evi olarak bu tarihi ve önemli günü Türkiyeli Gürcülerle ve tüm Gürcülerle paylaşmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Gürüce Öğretim programı Milli Eğitim Bakanlığı’nın web sitesinde yayınlanmıştır. Müfredata aşağıdaki linkten ulaşılabilmektedir:
http://ttkb.meb.gov.tr/dosyalar/programlar/ilkogretim/gurcuce_5_8_siniflar.pdf

borckali-hemserilerimize-bir-mujdemiz-var-730x540

Borçka ilçesi hudutları içerisinde inşaatı gerçekleştirilen Borçka ve Muratlı barajlarında istimlak edilen arazilerde vatandaşlara yapılan fazla ödeme nedeniyle vatandaşlardan geriye ödemeleri talep edilen ücretlerin faizleri hükümet tarafından affedildi. Vatandaşlar sadece ana parayı geriye ödemek durumunda kalacaklar; ancak vatandaşlar yaklaşık 8 yıllık bir faiz ödemek durumunda kalmayacaklar.

Artvin’de, Çoruh Nehri üzerinde, enerji üretmek amacıyla 1998-2005 yılları arasında inşa edilmiş olan Muratlı ve Borçka Barajları nedeniyle istimlak yapılan arazi sahiplerine DSİ tarafından ödenen fazla paralar vatandaşlardan geriye isteniyordu. 2005 yılından bu yana adeta bir çıban vaziyetinde olan istimlak bedellerinin geriye istenmesi meselesi uygulanan yasal faizlerle birlikte içinden çıkılamaz bir hal almıştı. İşte şimdi bu soruna bir çözüm bulundu. Borçka ve Muratlı Baraj inşaatları nedeniyle istimlak yapılan arazilerin hak sahiplerine yapılan fazla ödemelerin geriye talebi konusunda vatandaşlar ile DSİ mahkemelik olmuşlardı. Mahkeme tarafından fazla ödenen paraların DSİ’ye geriye ödenmesi konusunda vatandaşlara uygulanan faiz talepleri ile birlikte vatandaşlar dar boğaza düşmüşlerdi. Siyasilerden konunun çözüme uğratılması için talepte bulunan vatandaşlar, dertlerini dile getirmek içinde ilimize gelen bakanlara da dertlerini anlatmışlardı. İşte yaşanan bütün bu sorunlara AK Parti Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın gayretleri ile çözüm bulundu. TBMM’de çıkartılan torba yasa ile birlikte Borçka ve Muratlı Baraj inşaatlarında istimlaklarında hak sahiplerine ödenen fazla bedellerin geriye alınmasında faizler tamamıyla affedildi. Vatandaşlar sadece ana parayı ödeyecekler. Konuya ilişkin olarak AK Parti Milletvekili Dr. İsrafil Kışla, bir açıklamada bulunarak “Borçka halkının gözü aydın” dedi.

Borçka halkının gözü aydın

AK Parti Milletvekili Dr. İsrafil Kışla, konuya ilişkin internet sitesinden bir açıklamada bulunarak, istimlak bedellerinin geriye talep edilmesinde uygulanan faizlerin tamamıyla affedildiğini açıkladı. Vekil Kışla, açıklamasında; “Baraj istimlakleri nedeniyle geri ödemelerdeki faizler affedildi. Baraj yapımı nedeniyle istimlak edilen tarım arazileriyle ilgili olarak hak sahiplerine yapılan ödemelerin yüksek olduğuna ilişkin mahkeme kararı gereği fazladan ödenen ana para faizi ile birlikte geri istenerek Borçkalı hemşehrilerimiz mağdur duruma düşürülmüştü. Bu mağduriyetlerinin giderilmesi için hazırladığımız düzenleme mecliste kabul görerek faizlerin affedilmesi sağlanmıştır. Konuya ilişkin olarak Başta Başbakanımız Ahmet Davutoğlu olmak üzere ilgili bakanlarımız ve ilgili kurum genel müdürlerinin de gayretleri ile halkımızın mağduriyeti çözülmüştür. Tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Borçkalı hemşerilerimizin gözleri aydın olsun, diyorum” ifadesini kullandı.

borcka_baraji borckali-hemserilerimize-bir-mujdemiz-var-730x540 kısla IMG_6608 borckali-hemserilerimize-bir-mujdemiz-var-730x540 borckali-hemserilerimize-bir-mujdemiz-var borcka

1 (3)

Artvin’in Borçka ilçesinde Grand Baraj Otel’de meydana gelen olayda bir kişi öldü. İki ortağın tartışması sonrasında ortaklardan birinin kardeşi olan otel çalışanlarından Coşkun Bozar öldü. Grand Baraj Otel’in ortakları arasında yaşanan tartışma cinayetle sonuçlandı. Aralarında tartışan iki ortaktan M.G. ve M.B. arasındaki tartışma kavgaya dönüştü. Otelin ortağı M.B.’nin otel çalışanı olan kardeşi Coşkun Bozar’a üç el ateş etti. Bozar, olay sonucunda hastaneye kaldırılsa da hastanede vefat etti. Borçka’nın önemli otellerinden Grand Baraj Otelin ortakları M.G. ve M.B. arasında tartışma çıktı. Tartışmaya M.B.’nin kardeşi Coşkun Bozar’da dahil oldu. M.G. tartışma esnasında Coşkun Bozar’a silahıyla 3 el ateş etti. Kafasından ve vücudunun çeşitli yerlerinden isabet alan Coşkun Bozar ağır şekilde yaralandı. Olay yerine gelen 112 Acil Servis tarafından müdahale edildi. Buradan Borçka Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen Coşkun Bozar kurtarılamadı. Coşkun Bozar, cansız bedeni Borçka Devlet Hastanesi Morguna kaldırılırken, olayı duyan yakınları ise Borçka Devlet Hastanesi’ne koştular. Bozar’ın öldüğünü öğrenen yakınları sinir krizleri geçirdiler. Borçka İlçe Emniyet Amirliği olayın meydana geldiği otelde geniş güvenlik önlemi aldı. Otelde olay yeri inceleme çalışma yaparken, olay yerinden kaçan M.G. yakalanarak ilçe emniyet amirliğinde sorguya alındı. Borçka Cumhuriyet Savcılığı tarafından olaya ilişkin tahkikat başlatıldı.

1 (1) 1 (2) 1 (3) 1 (4)

1 (4)

Artvin’in Borçka ilçesi Yeniyol Ortaokulu Müdürlüğü tarafından Kitap Kumbarası için “Bir Kitap Da Sen Ver” projesini 7 Mart Cumartesi günü başlatılıyor. Artvin Başarıyı Artırma Projesi (ARTBAP) Okullar Hayat Olsun kapsamında Borçka’nın 93. Kurtuluş Yıldönümünde 7 Mart Cumartesi günü Borçka Yeniyol Ortaokulu Müdürlüğü bünyesinde Borçka Belediyesi ve Hükümet Konağında bulunan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü girişinde Kitap Kumbarası açılışı yapılacaktır. Kitap Kumbarası ile ilgili Borçka Yeniyol Ortaokulu web sitesinde yapılan bilgilendirme açıklamalarında;

Projenin hedef kitlesi: Borçka ilçesinde yaşayan tüm insanlar

Projenin dayanağı: T.C Anayasasının 42.Maddesi,

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin 3 Ocak 2008 tarih ve 33 sayılı emirleri,

222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği

Milli Eğitim Bakanlığının, 2004/60 sayılı ve 2005/70 sayılı Genelgeleri

Projenin tanımı: Yaşadığımız ilçede okulların kitap ihtiyacını karşılamak ve çocuklara kitap sevgisini aşılamak amacıyla tüm Borçka halkının da desteğini ve yardımlarını alarak “KİTAP KUMBARASI” kurmak ve bunu işlevsel hale getirmek.

Projenin uygulanmasının nedeni: Uluslar arası düzeyde yapılan araştırma sonucuna göre, Türk Öğrencilerinin okuma becerilerinin standartların altında olduğu ve Türkiye de çocuklar okuma becerileri açısından 35 ülke arasında 28.’inci, İhtiyaç maddeleri sıralamasında kitabın 235.’inci sırada yer alması,

Türkiye’de okuma alışkanlığına sahip olan kişi sayısı ortalama 40 bin kişi, Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor, Bir İsviçreli bir yılda ortalama 10 kitap okuyor, Bir Fransız bir yılda ortalama 7 kitap okuyor, Türkiye’de 6 kişiye yılda 1 bir kitap düşüyor olması

Bu nedenle ilçemizdeki okullar hedef alınarak çocukların daha çok kitaba ulaşmasının sağlanması, ilçedeki okul kütüphanelerinin zenginleştirilmesi ve kitap okuma konusunda halkın duyarlılığının arttırılmasının sağlanması

Projenin amacı: Projenin öncelikli amacı yaşadığımız ilçedeki okulların kitap ihtiyacını karşılamak, çocuklara kitap okumanın önemini kavratmak, öğrencilerde kitap okuma sevgisini uyandırmak ve en büyük servetin kitap olduğunu vurgulamak.

Öğrencilerimizin, Türkçenin doğru, güzel ve etkili kullanılma becerisini kazandırmak ve kelime hazinelerinin de önemli ölçüde zenginleşmesini sağlamak.

Okuma kültürüne sahip, düşünen ve duyarlı bireylerin yetiştirilmesine katkı sağlamak.

Öğrencilerimizin var olan yeteneklerinin ortaya çıkması, yaşlarına ve kişiliklerine uygun eserleri okumalarını ve okumanın önemli bir ihtiyaç olduğunu kavramalarını sağlanmak.

Kitap okuma düşkünü bir nesil yetiştirmek.

Kitapları çocuklarla buluşturmak için alternatif bir yol oluşturmak.

Öğrencilerimize okuma alışkanlığı kazandırmak; bu yolla düşünen, düşündüğünü doğru ve açık bir şekilde ifade eden, algılama gücü yüksek, yorum yapan, analitik düşünebilen, sentez yapan, sorgulayan, tartışan, doğruları tek noktadan değil, çeşitli bakış açılarıyla bakan, güzellik duygusu ve estetik anlayışı gelişmiş, kültürlü, millî ve manevî değerlere sahip, yüksek karakterli ve akademik başarısı yüksek bireylerin yetiştirilmesini sağlamak.

Projenin hedefi: Borçka’da mevcut olan yüzlerce kitabı ve kitap severi bir araya getirmek,

Kitap bağışlamak isteyen insanları, ihtiyaç sahipleriyle buluşturmak, Kitaba zor ulaşan öğrencilerin daha çok kitap okuyabilmelerini sağlamak, Öğrencilere okuma alışkanlığı sağlamak, Borçka halkının kitap okumaya karşı duyarlılığını arttırmak Proje Yürütme Ekibi: Ercan ORHAN- Yeniyol Ortaokulu Müdürü, Arif EMRAL- Yeniyol Ortaokulu Müdür Yardımcısı, Burcu Özkoçak EMRAL- Yeniyol Ortaokulu Türkçe Öğretmeni, Naziye ÇELİK- Yeniyol Ortaokulu İngilizce Öğretmeni, Seda NAMAZCIOĞLU- Yeniyol Ortaokulu Fen Bilimleri Öğretmeni

Proje ekibi yürütme görev tanımları: Okul müdürlüğünden ve Borçka İlçe Milli Eğitim müdürlüğünden onay alınması,

Proje çalışmalarının bir düzen içinde ilerlemesini kontrol etmek, görülen aksaklıklar ile ilgili tedbir almak, Proje öncesi ve proje sonrası sayısal verileri tutmak, sonuçları değerlendirmek, sonuçları hedef kitleyle paylaşmak. Kitap toplama çalışmalarının proje uygulama takvimine göre yapılmasını sağlamak,

Proje sonunda bağışlanan kitapların ihtiyaç sahibi okul ve öğrencilere ulaştırılması,

Projenin süresi ve zaman planlama: 07.03.2015 “Borçka’nın Kurtuluş Günü” tarihinde projenin tanıtımının yapılması, broşürlerin dağıtılması ve “KİTAP KUMBARASI”nın halka açılması, 07 Mart 2015 – 05 Haziran 2015 tarihleri arasında kitap bağışlarının yapılması, 06 – 12 Haziran 2015 tarihleri arasında bağışlanan kitapların proje ekibi tarafından incelenerek ihtiyaç sahibi okullara ulaştırılması.

Projeden beklenen sonuçlar: İhtiyaç sahibi okulların kütüphaneleri zenginleşecektir. İlçedeki kitap okuma sevgisi ve duyarlılığı arttırılacaktır. Öğrenciler kitap sevgisi edinip, Öğrenme ve anlama yetenekleri artacaktır. Öğrenciler açık ve etkili düşünebilme, yazabilme ve problem çözme becerisi kazanacaklardır. Öğrenciler telaffuzu düzgün, özgüven sahibi, anlamlandırma becerisi kazanmış bireyler haline geleceklerdir. Farklı bakış açıları geliştiren, hayal gücü zenginleşmiş, düşünen öğrenciler yetişecektir. Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma becerisi kazanacaklar, kelime hazneleri zenginleşecektir. Yaş ve seviyelerine uygun kitaplarla öğrencilerin zihinlerinde yeni ufuklar açılacak, okuma alışkanlığı ve zevki kazanacaklardır. Projemize verdiği desteklerden dolayı “Borçka İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne” ve “Borçka Belediyesine” sonsuz teşekkür ettiklerini” ifade ettiler.

 

 

1 (2)

Borçka Özel İdare Müdürü Mehmet Yerebakan yaptığı açıklamada, 2014 yılı Özel İdare Yatırım Programı kapsamında “31 kilometre stabilize yol, 12 kilometre tesviye yol, 9, 2 kilometre yol onarım çalışması yaptık. İhtiyacı bulunan köy yollarımıza yaklaşık 11 kilometre sıcak asfalt sergisi yapıldı. Ayrıca ekiplerimizce toplam 554 adet heyelan ve yol temizleme çalışması gerçekleştirdi. Aşırı yağmur ve kar sularından doğabilecek sel baskınlarını yollara zarar vermesini önlemek amacıyla 84 adet menfez yapıldı..” dedi. İlçede bulunan 37 köyün tamamına toplam 40 personelle hizmet verdiklerini belirten Yerebakan, “Sorumluluk alanımızda 1350 kilometrelik bir yol ağı bulunuyor. Kurumuzda 16’sı kadrolu, 2’si memur, 9 hizmet alımı, 13 İŞ-KUR’dan olmak üzere toplam 40 personelimizle 37 köye hizmet vermeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Makine parkı hakkında bilgi veren Yerebakan, 3 greyder, 2 kepçe, 2 lastikli kanal kazıyıcı, 1 Ekskavatör, 5 kamyon 1 arazili araç ile 2 binek aracına sahip olduklarını belirtti.

-Camili bölgesindeki 6 köyün yolunu açık tutuyoruz

Özellikle yılın yaklaşık 6 ayı kardan dolayı ulaşıma kapanan Camili Havzasında bulunan  6 köyün birbirleriyle olan bağlantısını sağlamak için bölgede karla mücadele ekibi bulundurduklarını ifade eden Yerebakan,” Bu bölgemiz her yıl aşırı kar yağışı alıyor. Zaman zaman kar kalınlığı 3 metreyi aştığı oluyor. Karayolları ağında bulunan Borçka-Camili yolu kış mevsiminde hemen hemen her yıl birkaç kez ulaşıma kapanıyor. Karayolları ekipleri hava şartlarının uygunluğuna göre yolu ulaşıma açık tutmak için özverili çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Özel İdare olarak bizlerde zaman zaman bu çalışmalarda kendilerine iş makinesi ve karla mücadele ekiplerimizle destek sağlıyoruz. Özellikle havzadaki Camili, Düzenli, Uğur, Efeler, Maral ve Kayalar köylerinin yolu açık tutmak için bölgede karla mücadele ekibi bulunduruyoruz. Bölgede okula giden çocukların mağdur olmaması, acil hasta ve doğum vakalarını göz önünde bulundurarak günün 24 saati vatandaşımızın hizmetindeyiz. “ dedi.

-Şantiye bakım evi şefliği kuruluyor

Devlet –vatandaş işbirliğiyle Borçka ilçesi çıkışında Hopa yolu güzergahı üzerinde makine parkında bulunan araç ve gereçlerinin tamir edilmesi amacıyla bakım evi oluşturulduğunu ifade eden Yerebakan, şunları söyledi :” İlçemize bağlı köylerimiz coğrafi şartlar gereğince birbirlerinden oldukça uzak. Bu köylerde alt yapı ve karla mücadele çalışmalarını yaparken en yakın 5 kilometre en uzak köyümüz 75 kilometredir. İş makinesi arızalandığında Artvin il merkezine götürüp tamiratını yaptırmak zorunda kalıyorduk. Hem iş kaybı hem de ekonomik anlamada maddi külfet getirmesini önlemek amacıyla ilçemizde kendi imkanlarımızla şantiye bakım evi kurduk. Bundan böyle araçlarımızın bakım ve onarım işlerini kendimiz yaparak hem iş zaman kaybını hem de yakıt tasarrufunda bulunmuş olacağız” diye konuştu.

-İş makinesini taşıyacak nakil aracına acil ihtiyaç var

İş makinelerinin bir bölgeden başka bir bölgeye nakledilirken yolda aşınmaması için söz konusu makinelerin nakledilmesinde kullanılacak bir taşıyıcı aracının alınması için İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğince çalışma başlatıldığı öğrenildi.

1 (1)

 

 

şehit 3

Yüksekova’da hain bir saldırı sonucu oğlu şehit olan anne Gülsen Köse’den göz yaşartan açıklama… Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi ve yönetim Kurulu Üyeleri 25 Ekim 2014 tarihinde Hakkari’nin Yüksekova İlçesinde cadde ortasında uğradıkları hain saldırı sonucu şehit düşen üç askerimizden biri olan Ramazan Köse’nin ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi.Artvin’in Borçka İlçesinde yaşayan Köse ailesinin evinde gerçekleşen taziye ziyareti oldukça duygusal anlara sahne oldu.

ŞEHİTLERİMİZ BİZİM KUTSAL EMANETİMİZDİR

Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi, şehit ailesinin evinde yaptığı konuşmada, “Dernek olarak Trabzon’dan baş sağlığı dileği için geldik. Bu topraklar için canlarını seve -seve veren şehitlerimizin yakınları bizim için kutsal bir emanettir. Her zaman şehit ailelerinin yanında, onlarla birlikteyiz. Ülkemizin bölünmez bütünlüğü için canını feda etmiş Ramazan Köse kardeşimizle birlikte tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Böyle günlerde şehit aileleri ile bir arada olmaktan, sizlerle oturup sohbet etmekten, dertlerinizi dinlemekten son derece gururluyuz” dedi.

OĞLUM ŞEHİT OLDUĞUNDA ÜZERİNDE EŞORTMAN VARDI

Şehit annesi Gülsen Köse,ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bir Ramazan’ım şehit edildi ama arkada binlerce Ramazan var onlarda askere gidecek. Çocuklarımıza kurşun atanlara Rabbim fırsat vermesin. Unutmasınlar ki, kalleşçe kurşun atanların kapsını bir gün acı haber çalacaktır.Benim yavrum, eşortmanlı olarak,hiçbir savunması olmadığı anda kalleşçe arkadan vuruldu.Bu kalleşlikler Türk halkı olarak aslında bizi daha çok birbirimize kenetliyor.Ben yandım başka anneler yanmasın.Yeter artık bu acılar son bulsun gencecik evlatlarımızı toprağa vermeyelim”

ŞEHİT ANNESİ OĞLUNUN ELBİSELERİNİ İSTEDİ.!

Şehit annesi Gülsen Köse,tek isteği oğlunun askeri ve sivil elbiselerine kavuşmak istediği olduğunu belirterek yetkililerden yardım istedi.Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi Artvin Valisi Kemal Cirit’i ziyaret kapmasında şehit ailesinin isteğini dile getirdi.Vali Cirit eşyaların en kısa zamanda Köse ailesine teslim edileceğini şehit haklarından yararlanılması için de şehidin 2 kardeşini işe yerleştirilmesi için çalışma başlattıklarını ifade etti.

Ziya AKYILDIZ-BORÇKA

şehit 2 şehit 1

1 (5)

Doğa harikası Karagöl, fotoğrafçıların gözde mekânı oldu. Sonbaharda birçok rengin bir arada görüldüğü Artvin‘in Borçka ilçesindeki Karagöl, kar yağışının ardından oluşan manzarayla doğa fotoğrafçılarına görsel Şölen sunuyor. Her mevsim ayrı güzelliğe bürünen Artvin‘in Borçka ilçesindeki Karagöl, sonbaharın renklerinin yanı sıra Yağan karla oluşan renk cümbüşü, ziyaretçilerini büyülüyor. İlkbahar ve yaz aylarında yeşilin her tonunu barındıran doğası, sonbaharda ise farklı renklerle buluşan bitki örtüsüyle ziyaretçilerini ağırlayan Karagöl, Doğu Karadeniz‘de etkili olan kar yağışıyla beyaza büründü. Doğa fotoğrafçılarının Karadeniz‘de en çok ziyaret ettiği yerler arasında bulunan Karagöl, gelen konuklarına eşsiz manzaralar sunuyor. Almanya’dan evlilik yıl dönümlerini kutlamak için bir grup doğa tutkunu ve eşi Sevim Tiryaki ile Karagöl’e gelen Rizeli Remzi Tiryaki, “51. evlilik yıl dönümümüzü kutlamak için Almanya‘dan kalkıp doğayı görmeye geldik. Manzara çok güzel” dedi. Artvin Çoruh Üniversitesi öğretim üyesi Yardımcı Doçent Şule Ceylan da öğrencileriyle gezmeye geldiklerini anlatarak, “Karagöl’ün karlı halini ilk kez görüyorum, manzara çok güzel. Biz sonbaharın manzara görüntüsü için gelmiştik ancak kar yağışı cümbüşüne denk geldik” diye konuştu.

Gelen bazı doğa fotoğrafçılarının da soğuk havaya aldırış etmeden fotoğraf çektikleri ve tulum eşliğinde horon oynayıp eğlendikleri gözlendi.

1 (4) 1 (3) 1 (1) 1 (2)