Merkez

11817049_10153588342887369_7135421000871610362_n

Önceki gün ölen ilimizin 1954-1960 yılları arasında Demokrat Parti Milletvekilli olan Hilmi Çeltikçioğlu toprağa verildi. 93 yaşında hayata gözlerini yuman Çeltikçioğlu, 8 Ağustos 2015 Cumartesi günü İstanbul Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu’daki aile kabristanlığına defnedildi.

Eski Milletvekillerinden Hilmi Çeltiçioğlu’nun cenazesi İstanbul Teşvikiye Camii’nin avlusuna getirildi. Burada Hilmi Çeltikçioğlu’nun oğulları Kemal Çeltikçioğlu ve Adnan Çeltikçioğlu ile diğer yakınları taziyeleri kabul ettiler. Cenaze törenine Eski Başbakanlardan Ahmet Mesut Yılmaz, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Eski Orman Bakanlarından Hasan Ekinci, Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan, İşadamı İsmet Acar’ın yanı sıra İstanbul’daki Artvinli Vakıf ve Dernek Başkanları, iş adamları ve çok sayıda vatandaş hazır bulundular. Teşvikiye Camiindeki dualar bu sefer Artvin eski Milletvekillerinden Hilmi Çeltikçioğlu için yapıldı. Kılınan namaz ve yapılan duaların ardından cenazeye katılanlardan helallik alındı. Daha sonra Artvin eski Milletvekillerinden Hilmi Çeltikçioğlu, Zincirlikuyu mezarlığında göz yaşları arasında toprağa verildi. Cenazenin defninin ardından Çeltikçioğlu ailesi ve Hilmi Çeltikçioğlu’nun yakınları taziyeleri kabul ettiler.

Hilmi Çeltikçioğlu bu sefer üzdü

Artvin’in siyasi hayatının önemli simalarından, Artvin’deki ilk gazete ve matbaası olan Demokrat Çoruh Gazetesi’nin kurucularından Hilmi Çeltikçioğlu, milletvekili olduğu dönemlerde Artvin’e getirdiği yatırım ve hizmetlerle tanınıyordu. 1960 Siyasi darbesi sonrasında vekillik hayatını bitiren Hilmi Çeltikçioğlu, oğulları Adnan ve Kemal Çeltikçioğlu ile birlikte Çeltikçioğlu İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’yi kurmuştu. İstanbul’daki Artvin Hizmet Vakfı Onur Kurulu üyesi olan ve de Artvin dışındaki illerdeki bir çok Artvinli vakıf ve derneklerin kuruculuğunu da yapan Hilmi Çeltikçioğlu’nun vefatı Artvin’de büyük bir üzüntüyle karşılandı.

Hilmi Çeltikçioğlu kimdir?

1922 Doğumlu, 1946 yılında ilk gazete ve matbaayı kuran. 1954-1960 yılları arasında Demokrat Parti Milletvekili idi. Türkiye Büyük Millet Meclisi X. ve XI. Dönem Artvin Milletvekilliği yapmıştır. Çeltikçioğlu, Evli ve 3 çocuk babasıydı. Hilmi Çeltikçioğlu, ANAVATAN Partisi ve Demokrat Partisi’nin Artvin Milletvekilli adayı işadamı Adnan Çeltikçioğlu’nun da babasıydı. Hilmi Çeltikçioğlu, Merhum Başbakanlardan Adnan Menderes’in yakın çalışma arkadaşlarından biriydi. Çeltikçioğlu, Türkiye’nin 1960 darbesi yıllarının canlı tanıklarındandı.

11866403_10153588342222369_3740744265424719519_n 11866266_10153588345692369_5277094967010935599_n 11863236_10153588345907369_7191775376236855098_n 11855854_10153588342862369_6658206018262095802_n 11855699_10153588345942369_3197883999554053853_n 11846771_10153588343717369_4557793776012882032_n 11825901_10153588345667369_1140846977870095022_n 11825210_10153588344692369_4164146025802643972_n 11825160_10153588342212369_5222772663998993250_n 11825141_10153588343427369_8577181806349790575_n 11822737_10153588342917369_3402899604312827027_n 11817049_10153588342887369_7135421000871610362_n 11813345_10153588343252369_9178353108116996583_n 11755516_10153588343452369_2968266127860988155_n 11201822_10153588343522369_979464996226891313_n 11026297_10153588342652369_308222101851407157_n çeltikçioğlu1

erol_cagall

Artvin’de çıkarılmak istenen başta altın olmak üzere 4. Grup maden projesi 25 yıldır Artvin halkını tedirgin ediyor. Artvinliler özellikle şehrin üstünü boydan boya kaplayan 4 bin 406 hektarlık alanın 17 Şubat 2012 tarihinde ihaleye çıkarılmasıyla daha büyük bir endişe içine girdi. Hukuki ve demokratik haklarını kullanarak gereken mücadeleyi aynı şekilde vermeye başladı.

Artvin Cerattepe Mevkii, konum olarak, coğrafi yapı olarak madencilik yapılamayacak onlarca özellik ve gerekçe taşırken, maden şirketi sadece maden çıkarma gerekçesiyle bölgeye girmenin peşinde.

Bu nedenlerden birisi de Su rezervleri ve yüzde 80’lere varan eğimde heyelanları engelleyen doğal yaşlı ormanların olumsuz etkilenerek yok olması. Bu konuda onlarca bilimsel rapor ve mahkeme kararları var. Verilen kararlarda bu gerekçe öne çıkarılarak; “Ya Artvin Ya maden” tercihi yapılması gerektiği açıkça yazılıyor. Buna karşın maden şirketi uyduruk ÇED’lerle kendilerine verilen maddeleri düzlettiklerini, dolayısıyla madenciliğe başlama şartlarını tamamladığını iddia ediyor.

Maden şirketi 10 gün önce bir basın toplantısı yaparak kendini savundu. Yapılan açıklamada kendilerinin hukuka uygun şekilde hareket etiklerini, Artvin halkının hukuksuz ve kanunsuz bir şekilde kendilerinin Ceratepe’ye girmesini engellediğini iddia etti.

Cerattepe’ye girilmemesi gereken nedenlerden birisi de burada bulunan su havzaları. Şirket yetkilisi su konusunda, burada suyun olmadığını iddia etti. Şirket hazırlanan son Nihai ÇED raporunda suyun Genya bölgesinden geldiğini, dolayısıyla Artvin’in suyunun kirlenmemesinin mümkün olamadığını Cerattepe’de suyun olmadığını söyledi.

Bu iddiaya belgelerle cevap veren ve sert tepki gösteren yeşil Artvin Derneği Eski Yönetim Kurulu üyesi Erol Çağal, özellikle maden şirketinin ÇED raporunda yer alan Artvin’in sularının nerden geldiği tablosu içinde yazılan Yedigözeler suyunun saniyede 50 LT olarak Artvin’e akıtıldığı şeklindeki ibareyi önce Yedigözeler suyunun merkeze akıtılıp akıtılmadığını öğrenmek için Birliğin bürosuna gitti. Ardından Artvin Belediyesi’ne giderek başkan yardımcısı Erkan Yazan’a Yedigözelerden saniyede 50 LT suyun Artvin Merkez’e belediyeye akıtılıp akıtılmadığını sordu. Yazan, Yedigözelerdeki suyun belediye sınırları içine girmediğini, dolayısıyla ÇED raporunda yazılan ibarenin doğruyu yansıtmadığını söyledi. Aynı Şekilde Yedigözeler İçme Suyu birlik başkanı Mustafa Keskin, suyun 8 köye verildiğini, belediyeye verilmediğin doğruladı.

Bu durumda maden şirketi Artvin Merkezle alakası olmayan saniyede 50 LT aktığını iddia ettikleri Yedigözeler suyunun neden Artvin’e verilmediği halde bu şekilde yazıldı?

Cerattepe’de madenciliğin yapılamayacağının en önemli nedenlerinden birisi olan su meselsini halletmek için böyle bir algı yanıltmasına başvurduğunu savunan Erol Çağal; “Bakın, 1990’larda o zamanın maden şirketi Cominco’nun hazırladığı ÇED’de nerede su var, bu sular nasıl etkilenecek? Çok açık bir şekilde yazıyor. Vu raporda, suların temiz, içilebilir kaliteli su olduğu, madencilik yapıldığı taktirde kirleneceği, olumsuz bir şekilde etkileneceği yazılıdır. Bunlar önce suyun varlığını aynı şekilde kabul etmişler ama kirli olduğunu yazdılar.

Şimdiki ÇED raporlarında bu bölgede su olmadığını, yazmışlar. Suyun Yedigözelerden Artvin’e geldiğini bir tablo ile belirtmişler. Ama şunu bilmiyorlar ki; Yedigözelerden bir damla su Artvin-Merkeze gelmiyor. Bunu gerek Yedigözeler İçme suyu birlik başkanı, gerek Belediye Başkan yardımcısı da doğruluyor. Ama geçenlerde şirketin yaptığı basın toplantısında yapılan açıklamanın bir bölümünde aynen şöyle deniyor;

“Ayrıca Artvin kentinin su kaynakları da Genya bölgesinde yer almaktadır. İlginçtir ki, bu bölgede kesilen ağaçlarla ilgili en küçük bir muhalefet ve direnç ifade edilmemiştir. Bu türden çelişkilerle örülü bulunan maden muhalefeti her geçen gün inandırıcılığını da yitirmeye mahkumdur. Artvin’deki maden muhalefetinin hayal, fantezi ve iftiralarla örülü suçlamalarında çokça kullandığı argümanlardan birisi de içme suyu kaynaklarının zarar göreceği ve suların zehirleneceği yalanıdır.

Bilindiği üzere Artvin’in üstünde Cerattepe ve Genya dağlık alanları yer alır. Artvin’in içme suyu da maden karşıtlarının dediği gibi Cerattepe’den değil, Genya bölgesinden temin edilmektedir. Yani, Certattepe’de Artvin’in içme suyu kaynağı yoktur.”

Burada şirket kendi kendisini yazdıkları ÇED ile çelişkiye düşerek yalanlıyor. Ne diyor ÇED’lerinde, Cerattepe’de madencilik yapabilmek için yer altı suyunun 20 metre düşürülmesi gerekiyor. Bu nedenle de drenaj yapılacağı belirtiliyor. Bunun yanında daha önceki ÇED’de yer alan bu bölgedeki suların kirleneceği gerçeğini de gizlemişler. Bu bölgedeki temiz su havzaları zarar gördüğünde bundan sadece Artvin halkı değil, tüm canlı ve bitki örtüsü, toprak büyük zarar görecektir. Su kanununa göre burada madencilik gibi çevreyi ağır bir şekilde tahrip eden çalışmanın yapılmaması gerekiyor.

Kanunen bu suç teşkil ediyor. Su kanunu ile ilgili araştırmayı birkaç kez yerel basında yayınlatmıştım. Bir kere daha yayınlanması gereği ortaya çıkmıştır. Ben ÇED içinde yer alan ve gerçeği yansıtmayan bir ibarenin oryaya çıkarılarak halkın bilgisine sunulması gerektiğini, Artvin halkının gerçeği bilme hakkının olduğunu düşünerek ilgili birimlerden Yedigözeler İçme suyu Birliği ile Artvin Belediyesi’nden bunun aslının olmadığını sordum. Her iki kurumdan da böyle bir bilginin doğru olmadığını teyit ettirdik.

Ben şimdi bir vatandaş olarak şirket yetkililerine soruyorum; Bu ÇED’i kime, nasıl hazırlattınız? Yedigözeler Suyu’nun saniyede 31 LT 8 köye akıtıldığını biliyoruz. Yedigözeler suyunun saniyede 50 LT suyun Artvin’e akıtıldığı bilgisini kimden aldınız? Kaldı ki; Cerattepe Bölgesinde suyun olmadığını iddia ediyorsunuz. Genya tarafından geldiğini söylüyorsunuz. Şirket 4 bin 406 hektar alanı maden sahası olarak almıştır. Bu alanın içinde Genya’da yer almaktadır. Artvin’in tamamını yok etmektedir. Nereden bakarsanız bakın, bu ÇED’de diğerlerinin takla attırılmış şeklinden başka bir şey değil. “dedi.

su_harita1 (Maden fabrika dersinin Üzerindedir) DSC_0174 Adsız erol_cagall

3

Artvinliler bölgeye akın ediyor.Artvin Halkı Yenilmez.Artvin’den dayanışma ve destek çağrıları geliyor.jandarma müdahale edeceğini söylüyor..CHP İl Başkanının Cerattepe gitmesi engelleniyor.Esnaf kepenk kapatmaya başladı.

Artvin Kafkasör girişinde jandarma hukuksuzca yol kesti… Artvin halkını Cerattepe ye sokmuyor. Artvin’e sahip çıkmak için Cerattepe’de nöbet tutan Artvin halkının yolunu Jandarma kesti. Jandarma’nın yol kestiğini duyan Artvin halkı Cerattepe’ye doğru akın etmeye başladı. Hukuk tanımayan Cengiz inşaata değil Artvin’e sahip çıkmak isteyen Artvin halkına barikat kurulduğunu söyleyen Artvinliler alternatif yollardan bölgeye ulaşmaya çalışıyor. Artvin’e sonuna kadar sahip çıkacaklarını söyleyen Artvinliler sosyal medya hesaplarından dayanışma çağrıları yapıyorlar. CHP Artvin İl Başkanı Ali Yücel Kurt “Artvin’e sahip çıkmamızı kimse engelleyemez” dedi. Bu arada CHP İl Başkanı Yücel Kurt’un Cerattepe’de mahsur kaldığı öğrenildi.CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’da Halk TV’de canlı yayına çıkarak “Artvin Halkını geçemeyeceksiniz” çağrısını yaptı. Artvin Esnafı tepki için kepenk kapatmaya başladı. Artvin halkının Cerattepe’ye gitmesini engelleyen Jandarma barikatın kaldırılmaması halinde kendilerinin müdahale ederek barikatı kaldıracaklarını söylediği öğrenildi.

3 2 1

1 (13)

Artvin Kadın Dayanışması Platformu, “Kadına Yönelik Şiddetin Hukuki ve Psikolojik Boyutu” konulu panel ve ardından gerçekleşecek olan yürüyüş için Artvin halkına çağrı yaptı. Aralarında, Artvin Barosu Kadın Komisyonu, Cumhuriyet Halk Partisi, Milletçi Hareket Partisi, Eğitim Sen, Türk Eğitim Sen, Türk İş, Birleşik Haziran Hareketi, Esnaf Sanatkârlar, Halk Evleri, Yeşil Artvin Derneğinin yer aldığı Artvin Kadın Dayanışma Platformu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmayı planlıyor. 8 Mart Pazar günü Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezinde gerçekleşecek olan “Kadına Yönelik Şiddetin Hukuki ve Psikolojik Boyutu” konulu panel ve ardından gerçekleşecek olan yürüyüş için Artvin Kadın Dayanışması Platformu önlüklerini takarak sokağa çıktılar.

Kadına yönelik şiddetin sürdüğünü dile getiren kadınlar, “isyanımız büyüyor susmuyoruz örgütleniyoruz” diyerek Artvin esnafını tek tek dolaşıp bildiri dağıttılar.

Artvin Kadın Dayanışması Platformu tarafından yapılan açıklamada; “tüm Türkiye’de, özelde Artvin’de kadınlar olarak diyoruz ki; evdeki emeğimiz görünmediği küçümsendiği, hatta yok sayıldığı için, işyerindeki emeğimiz erkeklerinki kadar değer görmediği için, evde, işyerinde, sokakta etrafımızı kuşatan erkek egemenliğine başkaldırmak için, en yakınlarımızdan gördüğümüz şiddet yüzünden başvurduğumuz karakollar, sağlık kuruluşları bizi korumadığı; siyasi iktidar bizi aile dışında görmek istemediği için, her gün 5 kadın öldürüldüğü için, tecavüzcüler ve katiller devletin mahkemelerinde haksız tahrik indirimleri aldığı, korunduğu için, savaşı acıyı ölümü üretenlerin kadınlar olmadığını, tüm bunların yükünü en çok kadınların taşıdığını hatırlatmak için, savaşa karşı duranın yine kadınlar olacağını göstermek için, eğitimdeki cinsiyet ayrımcılığına karşı koyabilmek için, 8 Mart’ta bunları haykırmak daha da önem taşıyor” dediler.

Daha sonra Vatandaşları panele davet ederek bazı iş yerlerine ise afiş astılar. Kadınların örgütlenmesi çok sayıda esnaf ve vatandaştan olumlu tepki aldı.

1 (1) 1 (2) 1 (3) 1 (4) 1 (5) 1 (6) 1 (7) 1 (8) 1 (9) 1 (10) 1 (13) 1 (14) 1 (15) 1 (16)

1

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Abdullah Kutlu konu ile ilgili yaptığı açıklamada; 31.01.2014 tarihi itibariyle kanuni takipte borcu bulunan ortakların borçlarını defaten ödemeleri, 01.01.2011 tarihi itibariyle takip hesaplarında borcu bulunan ortakların ve/veya borçla ilgililerin indirim yapılan tutarın en az yüzde 20’sini peşin ödemeleri halinde kalan borçlarını 3 yıl taksitlendirecek ve temerrüt faizi uygulamayacaklarını, ancak hayvancılık kredilerinde ise 31.01.2014 tarihi itibariyle kanuni takipte borcu olanların da bu uygulamadan faydalanabileceklerini söyledi.

Kefil ve teminat bulamayan borçlu ve borçla ilgililerden en az yüzde 50’sini peşin ödemeleri halinde kalan borçları için 3 yıl taksit yapacaklarını vurgulayan Genel Müdür Kutlu; “Kooperatiften kredi kullanan ortaklar borçlarını vadesinde ödemedikleri takdirde borçları önce idari takibe, sonra ise kanuni takibe aktarılmakta ve haklarında icra işlemi başlatılmaktadır. İcra takibi başlatılan alacaklar için ise borç miktarına göre yüzde 10 ile yüzde 12 arasında değişen oranlarda avukatlık vekâlet ücreti alınmaktadır. Bu da ortaklara ek bir yük getirmektedir.” dedi.

Borcunu ödeme isteği bulunan ortakların borçlarının ödenebilir hale getirilmesi için Tarım Kredi Kooperatiflerinin tüm imkanlarını zorladıklarını ifade eden Genel Müdür Kutlu şunları söyledi: “Kanuni takipteki alacakların kooperatif-ortak ilişkilerinin bozulmadan tahsil edilebilmesi için bu alacaklara vadelerinden itibaren uygulanmakta olan temerrüt faizi yerine normal faiz uygulayarak bu borçları ödenilebilir hale getiriyoruz. Bu bağlamda, temerrüt faizi yerine normal faiz oranı üzerinden basit usulde hesaplama yapılacaktır.”

Ödeme kolaylığı başvurularının 31.12.2014 tarihinde sona ereceğini belirten Genel Müdür Kutlu, bu ödeme kolaylığından faydalanmak isteyen ortakların bağlı oldukları Tarım Kredi Kooperatiflerine başvurmalarının kendi menfaatlerine olacağını söyledi.

abdullah kutlu

 

1

Artvin içme suyunun önemli bir bölümünü karşılayan Naşop deresinde Belediyenin içme suyu havuzlarının ıslah çalışmaları devam ediyor. Artvin’in en önemli konularının başında gelen içme suyu sorunu yapılan yeni proje ile köklü çözüme kavuşacak olsa da mevcut hatta yenileme ve iyileştirme çalışmaları yapılarak halka kaynağından çıkan suyu aynı kalitede vermek için çalışılıyor. Artvin şebeke içme suyunun önemli bir bölümü karşılayan Naşop deresinde bulunan içme suyu havuzlarının zeminlerinde yapılan betonlama çalışmaları tamamlandı. Havuzlarda kenarlarında yapılacak olan bakım onarım ve çevre düzenlemesi çalışmaları ardından su dağıtım depolarına hijyenik koşullarda su aktarımı gerçekleşmiş olacaktır.

6 5 4 3 2

 

1 (12)

Artvin Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne (AFAD) Çoruh Vadisindeki barajlarda kullanılmak üzere arama kurtarma botu alındı. AFAD Müdürlüğü’nün arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın alınan ve yaklaşık 200 bin liraya mal olan 8 metre uzunluğunda, 18 personel kapasiteli, gece aydınlatmalı, GPS, harita çizer ve derinlik ölçme özellikli çok fonksiyonlu seyir ekranlı ve 260 hp gücünde çift motorlu arama kurtarma botu Borçka Barajı’na indirildi. Artvin’de Çoruh Vadisi boyunca yapımı tamamlanan barajlarda meydana gelebilecek kaza ve acil durumlarda müdahale edebilmek amacıyla AFAD personeli tarafından ihtiyaç halinde 7/24 boyunca hizmet sunacağı belirtildi.

 

1 (2) 1 (3) 1 (4) 1 (5) 1 (6) 1 (7) 1 (8) 1 (9) 1 (10) 1 (11) 1 (12) 1 (13) 1 (14) 1 (15) 1 (16) 1 (17) 1 (18) 1 (19) 1 (20) 1 (12)

BALLIUZUM05

Orada bir köy var uzakta/ o köy bizim köyümüzdür. Gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür. Çocukluğumuzda öğrendiğimiz bu şiir aslında bize artık köylerimize, dönmenin vaktinin geldiğini, bağımızı bahçemizi ekmemiz gerektiğini söylüyor. Artvin’e 25 km uzaklıkta merkez köylerimizden Ballıüzüm (Dirink) Köyü 36 hane yaklaşık 150 köy sakini ile adete çalışan Fabrika gibi toprağına sıkı sıkıya bağlı çalışan üreten köy hane halkı imece kültürünü halen yaşatmakta.

Ballıüzüm köyüne uygulanan Kayın Mantar Projesi’ni yerinde görmek için teknik gezi düzenlendi. 2 Temmuz Çarşamba günü düzenlenen teknik geziye 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof . Dr Aysun Pekşen,19 Mayıs Üniversitesi Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof Dr. Erkut Pekşen, Artvin Osman Bölge eski Müdürü Ömer Naci Kaya, Doğu aradeniz Kalkınma Ajansı Artvin Temsilcisi Berna Kiriş Turna, Artvin Kadın Girişimciler Turizm Geliştirme Kooperatifi Başkanı Hatice Nur Ersöz, Artvinli İş Adamı Aslan Özer, Rize Pazar ilçesinden bu teknik heyete katılan mantarcılık üzerine önemli çalışmalar yapan Salim Pınarbaşı ve Hatice Balta Katıldı… Artvin, kalkınmasın için organik tarımın önemini ve üretilen ürünlerin kalitesi ile dünya piyasasında lider ve marka olacak Artvin ürünlerinin üretim planlanmasın için kollar sıvandı. Bu güzel çalışmaya katkı sunan Değerli hocalarımızdan 19 Mayıs Üniversitesi öğretim görevlisi Prof Dr. Aysun Pekşen Yine aynı üniversitede tarla bitkileri bölüm Başkanı Erkut Peşken , Rize Recep Tayip Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Şengül Alpay, mantarcılık ve Organik tarım üzerine buluşlar gerçekleştiren Salim Pınarbaş ve Hatice Balta Katılırken Bölgeyi iyi tanıyan Artvin Orman Bölge Müdür Ömer Naci kaya katılarak Artvin de üreticilere kooperatife ve muhtarlara geniş kapsamlı bilgilendirdiler kendilerine çok teşekkür ediyorum. Ayrıca bu toplantının gerçekleşmesinde önemli çaba sarf eden Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı Artvin temsilcisi Berna Turna Kiriş ve ekibe teşekkür ediyorum. 

Teknik geziyi değerlendiren Kadın Girişimciler Turizm Geliştirme ve İşletme Kooperatif Başkanı Hatice Nur Ersöz, “Artvin de organik tarım konusunda neler yapabiliriz ve mantarcılık vadisi oluşturma çabamızda kapasitemizi nasıl artırabiliriz diyerek konusunda söz sahibi değerli üniversite hocalarımızı ilimiz Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile ortak çalışma yaparak Artvin Valiliği Çoruh Toplantı Salonu’nda muhtarların, kooperatiflerin, üreticilerin katıldığı geniş kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı yaptık akabinde Hatila Vadisi gezisi ile arıcılık projesi incelendi 

İkinci gün teknik gezi Balliüzüm köyünde uygulanan kayın mantarı projesini alanda inceleyerek üreticileri bilgilendirdiler. Teknik heyet ardından Şavşat- Meydancık bölgesinde sağlık turizmi açısından uygulanabilecek alanları ziyaret ederek turizm konusunda yatırımcı ile bölgeyi gezi. Üç gün süren gezi boyunca verimli çalışmalara imza attık.
Ballı Üzüm Köyü Muhtarı Ali Fuat Beyaz, “Merkez köylerinden olan Ballıüzüm her türlü alt yapısı kanalizasyonu, sulama suyu, içme suyu, ulaşım sorunları halledilmiş, köy bulunan sorunların çoğunu haletmiş bir köydür. Köyümüzün bir özelliği de köyde yaşayan 36 hane sahibi aynı zamanda Artvin il merkezinde evleri bulunmakta, kışın şehir merkezinde yaşamını geçirmektedir. Ancak merkezle uzaklığı 25 km mesafe olan köyümüze her gün veyahut hafta sonları gelerek mutlaka tarım yapılır. Köy halkı, ürettiği her ürünü satar çok çalışkan köylümüz vardır. Köyün alt yapısını hep köylülerimizle birlikte yaptık. Köyümüzün her mahallesi parke taş döşelidir.

Ballı Üzüm Köyü Muhtarı Ali Fuat beyaz köyümüzde kadastro çalışması yapıldığını köylülerimiz tapularını aldığını şuan yapılan ölçümler dijital veri tabanına işlenecek artık bundan sonra herkes bilgisayardan kendi tapulu arazisini nerede kaç metre kare olduğunu görecektir” dedi.

Ballıüzüm(Drink) köyü muhtarı Ali Fuat Beyaz, “Köyümüzde uygulanan kayın mantarı için ilimiz de Doğu Karadeniz Ajansının il merkezinde geniş katılımlı yaptığı mantarcılık konulu bilgilendirme toplantısı için ilimizde bulunan çok değerli, akademisyenlerin ve de köyümüzde bir çok çalışmayı başlattığımız Eski Orman Bölge Müdürü Ömer Naci Kaya’nın köyümüzü ziyaret etmesinden dolayı çok memnunum .

Mantarcılık konusunda uzman değerli hocalarımızı mantar alanlarımızı gezdirdik bazı eksiklerimizi tespit ettiler. Bu bizim için çok önemli uyarıları dikkate alarak mantar alanlarımızın verimizi artırmak için göstermiş oldukları teknikleri uygulayacağız. Bir kez daha değerli hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.
08 haber (Nur Ersöz)

BALLIUZUM19 BALLIUZUM16 BALLIUZUM15 BALLIUZUM12 BALLIUZUM08 BALLIUZUM06 BALLIUZUM05

ha20121120162035-24571

Artvin’de, yaban hayvanlarının, besin ihtiyacını karşılayıp yerleşim birimlerine inmelerini önlemek amacıyla özel olarak yetiştirilen yabani meyve fidanları yüksek kesimlerdeki ormanlara dikiliyor. Artvin Orman Bölge Müdürlüğünce 2008-2015 yılları arasında başlatılan sosyal sorumluluk projesi kapsamında özel fidanlıklarda üretilerek ormanlık alanlara dikilen 361 bin 335 yabani kiraz, armut, elma, hurma, kızılcık, kestane ve ceviz fidanı toprakla buluşturuldu. Fidanların meyve vermeye başlamasıyla özellikle ayılarla başı dertte olan yöre halkının biraz olsun rahatlayacağı tahmin ediliyor.

Orman Bölge Müdürü Salih Akbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Artvin’in yaban hayatı açısından zengin bir il olduğunu, doğal hayatı korumak, doğal hayatın ayrılmaz parçası olan yaban hayvanlarının beslenme ihtiyacını karşılamak, dolayısıyla insanlarla yaban hayvanları arasında yaşanan çatışmayı en aza indirmek için çalıştıklarını belirtti.

Ormanların yaban hayvanlarının yaşam alanı olduğunu, bu hayvanların yaban meyvesiyle beslendiğini anlatan Akbaş, “Buralarda yabani meyve ağaçlarının azalması ve yok olması, bu ağaçların meyvelerini yiyerek beslenen ayıların aç kalmasına vesile oldu. Yörede yiyecek bulmakta güçlük çeken başta boz ayılar olmak üzere yaban hayvanları da köylere inmeye başladı.

Böylece köylülerin bağına, bahçesine, arılarına zarar vermeye başladı” dedi.

Köylülerden gelen şikayet üzerine 2008 yılından itibaren ormanlardan topladıkları yabani meyvelerin tohumlarını Ardanuç ve Şavşat Orman İşletme Müdürlüğü fidanlıklarında çimlendirmeye başladıklarını ifade eden Akbaş, “Burada yetişen fidanları, sonbaharda ormanlık alanlarda yaptığımız rehabilitasyon çalışmalarının ardından gruplar halinde dikiyoruz. Zamanla büyüyen bu fidanlar ağaç olarak meyve vermeye başlıyor. Böylece ayıların bu meyvelerden beslenmelerini sağlamış oluyoruz” diye konuştu.

Akbaş, Ardanuç ve Şavşat ilçelerinde kurdukları 125 dönümlük sahada son 5 yılda 361 bin 335 yabani kiraz, armut, elma, hurma, kızılcık, kestane ve ceviz fidanı üreterek ormanlık alanlarda toprakla buluşturduklarını kaydederek, “Sadece bu yıl 200 bin yaban meyve fidanı ürettik. Bu fidanları sonbaharda toprakla buluşturacağız. Bu fidanlar meyve vermeye başlayınca ayılar ve diğer yaban hayvanları bunlardan beslenmiş olacak” dedi.

Meyve fidanlarının, ormanlarda yaban hayvanlarının daha rahat beslenebileceği yerlere dikildiğini belirten Akbaş, vatandaşlardan bu fidanları korumalarını istedi.
-“Ayıların bizlere zarar vermeden doğada yaşamasını istiyoruz”
Şavşat ilçesinin Susuz köyü sakinlerinden Selçuk Dursun, yaban hayvanlarının yörede arı kovanlarına, tarım alanlarına hatta insanlara zarar vermeye başladığını ifade ederek, “Ormanlarda aç kalan yaban hayvanları köyümüze kadar inmeye başladı.

Ormanlarda meyve ağaçları kalmadığı için bahçelerimizdeki ekili ve dikili alanlar ile arılarımıza zarar veriyorlar. Gündüz hayvanlarımızı meralarda otlatırken bile korkuyoruz” diye konuştu.

Orman Bölge Müdürlüğünün köyde kurduğu fidanlıkta yaban hayvanları için meyve fidanı yetiştirildiğini, köylüler olarak bu projeden son derece memnun olduklarını dile getiren Dursun, köylüler olarak fidanlığın bakımı ve zararlı otların temizliğini gönüllü yaptıklarını söyledi.

Boz ayıların neslinin tükenmesini asla istemediklerini vurgulayan Dursun, “Ayı vurmanın para cezası olduğunu biliyoruz. Ayıların bizlere zarar vermeden doğada yaşamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Ekrem Demirci (76) ise ayıların eskiden köye inmediğini belirterek, “Şimdiki ayılar medeni oldu, şehirlere, köylere kadar inmeye başladı.

Kapılarımız açık olsa evimize bile girecekler. Ağaçları kırıyor, bahçemizdeki ürünlerimizi yiyorlar. Ayılardan çok şikayetçiyiz. Devletin bir çare bulması lazım ya da devlet bize izin versin, ayıları vuralım. Köyümüzde kurulan fidanlıklarda yetiştirilen yabani meyve fidanları ormanlara dikiliyor. Bu projeyle belki aç kalan ayılar köye inmez. Yaban hayvanlarını seviyoruz ama bize zarar verdiği için ne yapacağımızı bilemiyoruz” dedi.

1 (3)

Artvin Merkez’de Abhazoğlu Mahallesi’nin üstünde Genya Dağı’nın eteklerinde şelale bulunduğu ve yüksekliğinin de kesin bilinmediği söylencesi  doğaseverleri buraya sevk etti. Yaklaşık 40 yıldır söylenen ama kimsenin kesin bilgi veremediği Naşop Şelalesi’ni yakından görmek için yola çıkan Araştırmacı-yazar Erol Çağal, Dere Mahallesi eski muhtarı Kemal Yılmaz, iki saat süren zorlu bir tırmanışın ardından Şelalenin bulunduğu yerin 500 metre kadar yakınına çıkmayı başardı. Ancak buradan öteye gidecek imkan olmadığı için geriye döndüler.

74 yaşındaki Erol Çağal,  Artvin’de doğduğunu, hep burada yaşadığını, ancak ilk defa buraya geldiğini, çıkarken çok zorlandığını belirterek;” Kaç yıldır burada saklı bir şelalenin olduğu söyleniyordu. Ben 40 yıldır bunu duyuyordum. Ancak bir fırsat bulup da gelme imkânım olmadı. 74 yaşında nasip oldu.  Ancak eğim çok fazla. Diyebilirim ki buradaki eğim en az yüzde 80’dir. Eğer ağaçlar olmasa bir adım atılmaz, buraya çıkamazdık. 2 saate yakın durmadan yürüdük. Şelaleyi net olarak gören bir sırta çıkabildik. Ama oradan öteye geçme şansımız yoktu. Çünkü geçit vermez bir engel var.

Daha sonra geriye döndük. İniş çok daha zor oldu. Tam bir macera oldu. Ayakkabımı çıkarıp içine dolan toprağı temizlerken elimden düştü. Ayakkabı ta dereye kadar gitti. Çünkü eğim çok fazla… Evet, çok yorucu, çok zorlu bir tırmanış ve iniş oldu. Şelale söylenildiği gibi çok yüksek değil. 40 metre civarında olabilir. Ama bana sorarsanız, Şelale bahane oldu. O yamacı karşıdan görmek kadar yanına gelip yürümek ve tanımak gerektiğini gördük. Burada her ağacın önünde taşlar var, kayalar var, Bazı ağaçların gövdeleri içine saplanmış taşlar var. Bütün bunlar bize burasının nasıl heyelanlı ve tehlikeli bir bölge olduğunu, buradaki ağaçların bu tehlikeyi bertaraf eden en önemli varlık olduğunu gördüm. Buraya ve bu bölgenin üst kısımlarına, Genya eteklerine ve zirvesine hiçbir şekilde müdahale edilemez. Bu direk cinayet olur.  Artvin’i bu yamaçlardaki ağaçlar tutuyor ve koruyor.

Ben size daha da beterini söyleyeyim: Cerattepe’nin olduğu yer buradan çok daha hassas ve tehlikelidir. Eğimi aynı şekilde olup, suya doymuş topraklı bir tepedir. Oraya yapılacak en ufak bir müdahale Artvin için felaket olur. Bunu ben değil, Jeoloji uzmanları diyor. Raporlarda yer alıyor. Madencilerin Kırmızı Kitabı”nda bu hususlar rakamlarla net bir biçimde belirtiliyor.

Evet, Cerattepe’ye, Kafkasör’e, Genya’ya dokunursanız Artvin’i öldürürsünüz. Buradaki tüm yaşamı yok edersiniz. Özellikle tüm su havzası burada olduğu için içme sularımız zehirleneceği için, yaşamını bu suya bağlamış olan tüm bitki, canlı, yaban hayatı aklınıza gelen her şey yok olur. Ben bugün yaklaşık 4 saat bu yamacı tırmandım ve indim.

Her dersin bir ana fikri vardır. Naşop Şelalesi’nin boyundan, yüksekliğinden ziyade, burada doğanın hangi hassasa dengeyle durduğu çok daha önemlidir. O Şelaleden dökülen su, hepimizin evindeki musluktan bize ulaşıyor. Her şeyimizi bu su ile yapıyoruz. Bir kere daha yetkililere sesleniyorum: Masa başında yapılan işler, projeler maalesef doğaya uymuyor. Gelip bu yamaçları gezseler, görseler bu kararı verenlerin kararı değişir. Dehşet içinde kalırlar. Bırakın burada madenciliği, kimseyi yukarıya salmazlar.

Ben her zaman şunu savundum: Bu alandaki madencilik ilk önce sularımıza zarar verecek. Hele Altın Madenciliği tam bir felakettir. Su kanuna göre de burada madenciliğin yapılamayacağını kanun ve maddelerini de koyarak daha önce yazmıştım.  Bir kere daha bunu hatırlatıp bitirmek istiyorum.

Ben Cerattepe ile ilgili olarak çok zorluk çekerek elde ettiğim belgeleri fotokopi ile çoğaltarak gerekli yerlere gönderdim. Bunu normalde Yeşil Artvin Derneği yapması gerekiyordu. Baktım kimsenin bir şey yaptığı yok. Kendim yaptırdım. Basına da verdim ve yayınlamaya başladı. Bakın bu raporu okursanız şehrin suyunun sağlandığı bu alana dokunulmayacağını görürsünüz. Bu alandan yola çıkılarak mahkemeye verilmesi ve kanuni müracaatın bu husus üzerinden yapılması durumunda maden kendiliğinden fesih olur. 13 sayfalık Cerattepe ile ilgili raporu 57 takım halinde yaptırdım. Önemli kişilere, kurumlara dağıttım. Ama görüyorum ki henüz kimse okumamış.

7 Nisan 2012 Tarih Ve 28257 Sayılı Resmi Gazete’de Yayınlanan İçme Suyu Yönetmeliği’ni Okuyun!

7 Nisan 2012 tarihli ve 28257 Sayılı Resmi Gazete’deki Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkındaki Yönetmeliği okuyunca ilimizin Kafkasör Mevkii’nde maden çıkarılması halinde bizleri nelerin beklediği içeren bir yazı kaleme almak istedim. Burada maden çıkması halinde; tabiat tahrip olup heyelanlı alan daha genişleyerek artacak. Dereler ve Artvin içme suları tamamen yok olacak. Nitekim 2014 yılında su sıkıntısı olacağını düzenlenen uluslararası ev yerli panellerden öğreniyoruz. 22 Mart’ta “Dünya Su Günü” ilan edilmiştir. Diğer taraftan Türkiye’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bu bankalığa bağlanmış olan DSİ Genel Müdürlüğüne yerüstü ve yeraltı sularının korunmasına yönelik ilgili yönetmelikle gereken yetki de verilmiş bulunaktadır.

Hazırlanan söz konusu dernek dosyasına bakılınca şu notları görmek mümkündür.

1) Artvin Valiliği Raporu: a) Erozyon etkisi, b) Bölgenin tabiata etkileri, c) Sular etkilenecek diye yazıyor.

2) Cominco Madencilik Sanayi A.Ş. için Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin (OTDÜ) hazırladığı rapor: a) Heyelan eskiden vardı. Daha da artacak. B) Yeraltı ve yerüstü sularının sınıflandırma kriterlerine göre birinci sınıf su olduğunu yazıyor.

3) Artvin Bakır Maden İşletmeleri A.Ş. Raporu: a) Kafkasör’de heyelan olduğunu yazıyor. B) Yeraltı sularının olduğunu yazıyor. Bu suların yerüstüne çıkan yerlerinde içme suları oluyor. C) Mevcut yüzey sularının bozuk olduğunu söylüyor. D) Maden sahasının nerde olduğu yazıyor. 4, 3 hektarlık kısmının Hatila Deresi’nde, 1,79 Hektarlık kısmının Dalağet Deresi havzasında, cevher alanın da Fabrika Deresi Havzası’nda kalmakta olduğunu yazıyor.

7 Nisan 2012 tarihinde Resmi Gazete’de çıkan yönetmelikte yeraltı ve yerüstü sularının korunmasının lazım olduğu yazılıdır. Diğer taraftan Artvin’de Hatila, Dalağet, Fabrika, Fıstıklı ve Şehitlik Dereleri içme suyu olarak kullanılmaktadır. Maden çıkması halinde bu sular tamamen bozulacaktır. İlgi yönetmeliğin 3. bölümünün 12. Maddesi’nin e) fıkrasına göre ise Cerattepe’deki tünelin yeraltı sularına zarar vermesi sebebiyle de bu tünelin kapatılması lazım. İ) Fıkrasına göre de Kafkasör’de yapılan inşaatların DSİ’den uygun görüş alınarak yapılması lazım. Aynı Yönetmeliğin 13. Maddesinin b) fıkrasına göre ise Kafkasör Mevkii’nde hiçbir faaliyet yapılmaması icap eder. Artvin içme sularının hepsi İller Bankası tarafından alınmıştır. Ayrıca bu civarda yerüstüne çıkan akarsular vardır ki tabiatta yaşayan bütün canlılar tarafından kullanılmaktadır.”

5686 Sayılı Kanun

Dernek Üyesi Erol Çağal, 7 Nisan 2012 tarihinde çıkarılan Yeraltı Sularının Kirlenmeye,   Bozulmaya Karşı Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin Cerattepe’deki maden davası için önemli bir destek sağladığını bu alandan, bu yönetmelikten faydalanılması gerektiğini belirterek başta Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe olmak üzere herkesin bu gerçeği gözardı etmemesini önerdi.

Çağal; “ Artvin’in suyu nereden geliyor? Cerattepe, Kafkasör, Genya eteklerinden değil mi? Madenciliği nerde yapmak istiyorlar aynı yerde. Oradan bir şehrin suyu geliyor. Yetmiyor. Şayet yukarıda madencilik faaliyeti başlarsa suyumuz tamamen yok oluyor. Hatırlayın Cerattepe’de maden arama çalışması sırasında soğuksuya içilmesi sakıncalıdır yazısı yazılmadı mı? Şimdi yeni çıkan yönetmelikte yeraltı sularının kirletilmemesi yönünde maddeler içeriyor. Bu Yönetmelik 3/6 /2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal, Kaynaklar ve Çağal Mineralli Sular Kanunu’na konu olan sular dışındaki tüm yeraltı sularını kapsar.

Bu Yönetmeliğin amacı, iyi durumda olan yeraltı sularının mevcut durumunun korunması, yeraltı sularının kirlenmesinin ve bozulmasının önlenmesi ve bu suların iyileştirmesi için gerekli esasları kapsar. Şimdi bakalım

İkinci Bölüm

İlkeler, Yeraltı Suyu Kütlelerinin Karakterizasyonu, İzlenmesi ve Miktar ve Kalitesinin Değerlendirilmesi

Madde 5 – (1) Yeraltı sularına kalitesi her ne olursa olsun atık suların doğrudan deşarjı yasaktır.

(2) İçme suyu temini maksadıyla kullanılan ve/veya kullanımı planlanan YAS kütlelerinin kalite durumu 17/2/2005 tarihli ve 25730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik eklerinde yer alan parametre listesi ve standartları dikkate alınarak bu Yönetmelikte belirtilen esaslara göre değerlendirilir. Bu su kütlelerinin koruma alanlarına, arıtılmış olsun ya da olmasın atık suların doğrudan ve/veya dolaylı deşarjı yasaktır.

(3) 26/11/2005 tarihli ve 26005 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Maddelerin Su ve Çevresinde Neden Olduğu Kirliliğin Kontrolü Yönetmeliğinin Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer alan maddeleri ihtiva eden atık suların arıtılmış dahi olsa YAS kütlelerine doğrudan ve dolaylı deşarjı yasaktır.

(4) Risk altında olduğu belirlenen veya risk altında olma ihtimali bulunan YAS kütlelerinde yapılan izlemeler sonucunda Ek-2’de yer alan YAS kalite standartlarının ve o kütle için belirlenmiş olan parametrelere ait eşik değerlerin aşılması durumunda arıtılmış dahi olsa atık suların bu su kütlelerine doğrudan ve/veya dolaylı deşarjı yasaktır.

(5) Bunun dışında kalan durumlarda, arıtılmış atık suların YAS kütlelerine dolaylı olarak deşarjına, yeraltı suyunun kullanım maksadı, kalitesi ve verilecek olan arıtılmış suların yeraltı suyuna karışması halinde yeraltı suyunun taşıma kapasitesi de dikkate alınarak yapılacak olan mühendislik çalışmaları sonucunda, 29/4/2009 tarihli ve 27214 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre Kanununca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından izin verilir. Verilen izinlerin envanteri yılda bir kez SYGM’ ye bildirilir.

(6) Yeraltı sularının tarımsal faaliyetler sonucunda kirlenmiş olduğunun tespiti durumunda, 18/2/2004 tarihli ve 25377 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği hükümlerine göre tedbirler alınır ve uygulanır. Yönetmeliğin üçüncü bölümünde yer alan

“Tedbirler Programı Ve Yeraltı Suyu Koruma Alanları”

Madde 12: Bu maddenin birçok bendi bulunmaktadır. Ben bizi ilgilendiren bentleri size ileteyim:

Tedbirler programı MADDE 12 – (1) SYGM koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile YAS kirliliğinin önlenmesi için yapılan izleme programı neticesinde elde edilen sonuçlar dikkate alınarak bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen temel tedbirleri de içeren bir Tedbirler Programı hazırlanır.

(2) Temel tedbirler, yeraltı sularının miktarının ve kimyasal kalite durumunun korunması, kirliliğinin önlenmesi için bütün YAS kütlelerinde uyulması gereken asgari şartları tarif eder. Bu tedbirler şunlardır;

a) Yeraltı suyunda kirlenmeyi azaltmak ve yeraltı suyunun kimyasal açıdan bozulmasını önlemek için su kalitesine, insan sağlığına, karasal ve su ekosistemlerinin kalitesine zarar verme riski olan faaliyetlere izin verilmez, 5 inci maddede belirtilen yasaklar ve düzenlemeler uygulanır.

e) Yeraltı suyunun kirlenmesine ve kalitesinin bozulmasına yol açtığı tespit edilen kuyu, tünel, galeri gibi yapılar DSİ tarafından kapatılır. Kapatma masrafları yapı sahibinden tahsil edilir

m) YAS rezervlerini haiz akifer karakterindeki her türlü formasyondan malzeme temini yasaktır. Ancak YAS beslenme havzalarından malzeme alınmasına YAS kütlelerine zarar verilmemesi şartıyla DSİ tarafından izin verilebilir.

(4) İçme suyu maksadıyla kullanılan YAS kütlelerini koruma maksadıyla teşkil edilen koruma alanlarında, YAS kalitesinin korunması ve iyileştirilmesi maksadıyla 13’ üncü maddede yer alan hükümlere göre gerekli tedbirler alınır. Gereklilik halinde Özel Planlama Esasları oluşturulur.

Madde 13: Yeraltı Suyu Koruma Alanları: b) İçme ve kullanma suyu temin edilen YAS kütlelerinin çevresinde belirlenen mutlak koruma alanı YAS akım hızı dikkate alınarak oluşturulur. Bu alan içme suyunun temin edildiği idare veya idareler tarafından kamulaştırılarak emniyete alınır, Bakanlığa bildirilir ve bu alanda hiçbir faaliyete izin verilmez.

Bu Suların Kirlenmesi Durumunda Hepimiz Burada Yaşayan Tüm Canlılar Olumsuz Yönde Etkileyecek

Ben esasında bu yönetmeliğin herkes tarafından okunması gerektiğine inanıyorum. Başta bu yönetmeliği hazırlayan Bakanlık olmak üzere, Vali’nin, Belediye Başkanı’nın, DSİ Bölge Müdürünün, Çevre ve şehircilik İl Müdürlüğü’nün ve Artvin yerel basınının bunu bölümler halinde manşetlerinden yayınlamaları gerekiyor. Biz madene karşı çıkarken çok haklı ve hayati nedenlerimizi öne çıkarmadığımız sürece başarılı olmamız zordur. Bu sudan bütün Artvinliler içiyor. AK Parti’lisi, MHP’lisi, CHP’lisi, kuşu, böceği, ağacına kadar her canlı bundan besleniyor. Biz insanlarımıza davamızı bu yönden anlatıp hukuka gittiğimizde kendiliğinden madenin girmesi gerekiyor. Çünkü bu kanuna göre, yönetmeliğe göre orada madenciliğin yapılması mümkün değildir. Bizim, hepimizin büyük bir eksikliği var. Okumuyoruz, araştırmıyoruz. Bu yüzden de zorluklar çekiyoruz” dedi.

1 (22) 1 (21) 1 (20) 1 (19) 1 (18) 1 (17) 1 (16) 1 (15) 1 (14) 1 (13) 1 (12) 1 (11) 1 (10) 1 (9) 1 (8) 1 (7) 1 (6) 1 (5) 1 (4) 1 (2) 1 (1)

1 (1)

2010 yılında özelleşen Artvin Çoruh Elektrik Kurumu çalışanları özelleşmenin ardından çeşitli il, ilçe ve kurumlara atandı. Aradan geçen dört yıla rağmen birbirleri ile olan bağlantılarını kesmeyen işçiler Kafkasör Mesire alanında tertip edilen piknikte buluşarak eski günleri yâd ettiler.

Önceki gün sabah saatlerinde Otopark önünde bir araya gelen yaklaşık 60 işçi konvoy halinde Kafaksör’e hareket ettiler. Havanında güzel olmasını fırsat bilen işçiler Kafkasör’de doğa yürüyüşü yaptılar. Daha sonra piknik alanında toplanarak yemek yiyip hasret giderdiler.

Organizasyonu yapan Ahmet Açıkgöz ve Mustafa Bayraktutan gazetemize yaptıkları açıklamada; Dört yıl önce bir arada çalıştığımız arkadaşlarımız. Bu zaman zarfında zaman zaman görüştük ve irtibatımızı koparmadık. Bu organizasyonu yaparken tüm arkadaşlarımızı teker teker aradık ve davet ettik. Şehir dışından ilçelerden bu piknik için gelen arkadaşlarımız var. Biz bu daveti kırmayıp gelen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bir sonra ki yıl da bu etkinliği biraz daha kapsamlı yapacağız ve işçi arkadaşlarımız bu pikniğe eş ve çocukları ile de katılabilecek. Ayrıca burada bizimle olan Dost Artvin Gazetesi ekibine de teşekkür ediyoruz” dediler.

Piknik esnasında fazla gelen yiyecekleri aynı amaçla Kafkasör’e gelen vatandaşlara dağıtan işçilerin yardımseverliği ve sıcaklığı da takdir topladı. Yaklaşık 6 saat süren pikniğin sonunda hatıra fotoğrafı çektirmek için bir araya gelen gruba bir konuşma yapan Kemal Aşıkoğlu, bu güne katılan işçilere teşekkür ederek, bu tür birlikteliklerin ileriki zamanlarda da devam edeceğini söyledi.

İşçiler ayrıca soma da ki yaşanan faciayı da unutmayarak piknikte herhangi bir eğlence yapmadı.

1 (9) 1 (8) 1 (7) 1 (6) 1 (5) 1 (4) 1 (3) 1 (2)

Screen shot 2014-03-11 at 11.12.25 AM

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Cumhuriyetimizin kurulduğu temeller bizleri ilelebet payidar kılacak temellerdir. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Cumhuriyetimizin kurulduğu temeller bizleri ilelebet payidar kılacak temellerdir. Biz bu temelleri gevşetmeye başladığımız zaman devlet çatısı milletin başına çöker” dedi. Vural, ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Artvin’in Ardanuç ilçesindeki bir çay bahçesinde vatandaşlara hitap ederek, “Ardanuç’uyla Keşan’ıyla Türkiye’nin nereye gittiğini iyi düşünmemiz lazım. Bedel ödeyeceksek hepimiz ödüyoruz, aynı gemideyiz. Hiç fark etmiyor ki. O yüzden bu seçimlerin siyasi boyutuyla önemli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Hangi etnik kimliğe sahip olursak olalım, bu etnik kimliklerin üstüne milli kimlik, milli devlet, üniter devlet yapısını inşa ettik” diyen Vural, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öyle bir Türkiye’ye geliyoruz ki maalesef bu coğrafyamızda, içinde bulunduğu haritalarla adeta bir Kürdistan inşa etme modellerinin oluşturulduğu, üniter devlet yapısının üzerine özerklik inşa edilecek modellerin uygulanmaya başlanacağını, 30 Mart’tan sonra böyle bir inşaatın yapılacağını söyleyenler oldu. Biz 7 düvele karşı Serv’i niye yırttık attık? Cumhuriyeti niye inşa ettik? Demek ki üniter devlet yapımız bizim yol haritamız olmalıdır. Eğer biz bu güzelim milleti etnik kimliklere ayırırsak, etnik kimliklere göre bölgelere bölüştürürsek, devletin gücünü paylaştırırsak, biz birbirimizi nasıl anlayacağız? Anlamamız imkansız hale gelir.” “Cumhuriyetimizin kurulduğu temeller bizleri ilelebet payidar kılacak temellerdir. Biz bu temelleri gevşetmeye başladığımız zaman devlet çatısı milletin başına çöker” ifadelerini kullanan Vural, şunları söyledi:

“Devlet ve millet hayatında etnik kimlikler ve mezheplere göre fay hatları oluşturursak bu fay hatları içerisinde gerginlik oluştuğu zaman, mazallah en ufak bir şeyde bunlar çatladığı zaman devlet çöker, millet çöker. Yanı başımıza bakın.Irak’a, Suriye’ye bir bakın, istirham ediyorum. Etnik kimliklere ve mezheplere göre ayrışma, çatışma. Türkiye Suriye, Irak olmasın istiyoruz. Türkiye Lübnan’a dönmesin istiyoruz. Biz istiyoruz ki Ardanuçlunun iradesi Van’da da geçerli olsun, Vanlının iradesi Antalya’da da geçerli olsun. Bu vatan hepimizin. Biz Türkiye’nin her yerinde birlikte, beraber yaşamalıyız diyoruz. Başka bir isteğimiz yok bizim. Sınıflarımızı ayırdık, okullarımızı ayırdık, televizyonları ayırdık, bölgeleri ayırdık, ayrı olarak nasıl yaşayacağız? O bakımdan bugün Cumhuriyet’in kuruluş temelleri çok daha büyük anlam ifade etmektedir.” Yeni Türkiye’de Cumhuriyet’in ortadan kaldırıldığı bir Türkiye olduğunu iddia eden Vural, “Okullarımızdan Andımız’ı kaldırdılar. Ne diyecek çocuklarımız. Atatürkkelimesi geçiyor diye. Türk’üm, doğruyum, çalışkanım. Ne diyecek, yolsuzum, hırsızım mı diyecek. Bundan niye gocunuyorsunuz? Birileri 30 Mart’tan sonra özerklik tescillenecek, inşa edilecek Artvin’in de içinde bulunduğu haritaların meşrulaştırılacağından söz ediyorsa 30 Mart seçimlerinde MHP’nin güçlenmesi, bu oyunun bozulması demektir” diye konuştu. Vural, 17 Aralık sonrası ortaya çıkan tablonun, 12 yıldır Türkiye’yi yönetenlerin, milletin verdiği makam, mevki, yetkiyi milletin menfaati için değil bir takım yandaşlar ve müteahhitler için kullandığını ortaya koyduğunu öne sürerek, “Şunu açıkça ifade etmeliyim ki rüşvet ve yolsuzluk insani bir zaaftır. Her yerde olabilir. Ne yapmak lazım, bu hukuk dışı iş ve eylemlere girenleri ayıklamak lazım. Ayıklamamız lazım ki ona oy veren insanların hepsi hesabını vermesin” dedi.

-“Borcunu ödeyemeyenler için yapılandırma istiyoruz” Ardından Yusufeli ilçesine giden Vural, ilçe merkezindeki bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda konuşma yaptı.

Vural, Türkiye’de hane halkı borcunun son 12 yılda 22 kat arttığını ileri sürerek, şöyle devam etti:

“Parlamentoda borcunu ödeyemeyen vatandaşlar için sürekli yapılandırma istiyoruz. Vatandaş istiyor, sulama, elektrik borcunu ödeyemiyoruz, elektriğimiz kesiliyor, kredi borcunu ödeyemiyoruz, sosyal güvenlik primini ödeyemiyoruz, lütfen yapılandırın. BAĞKUR’lu istiyor, herkes istiyor. Bu vatandaşın geliri, bu primlerini, borçlarını ödemeye yetseydi yapılandırma ister miydi? Demek kiTürkiye’de gelirler politikası yok. Türkiye’nin sorunu budur. Harcamaları kısıtlamak suretiyle insanların gelirlerini artırmadan yaptığınız her işlem vatandaşı daha fazla borçlandırıyor. Bankalar da para üstüne para kazanıyor.” Vural, konuşmasının ardından Yusufeli Ülkü Ocakları Şubesi’nin açılışını yaptı.

 

 

1 (1)

Millî Eğitim Bakanlığı ve “Avrupa Birliği” işbirliğiyle düzenlenen Eğitim Projeleri kapsamında Artvin Ticaret Meslek Lisesini temsil edecek olan proje ekibi İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yanmaz’ı makamında ziyaret etti. Proje ekibinden Artvin Ticaret Meslek Lisesi Müdürü Cemil Yılmaz, Muhasebe Finansman Öğretmeni Yılmaz Er, öğrenciler Ezgi Yüksel, Osman Çaloğlu, Melek Celasin, Ümit Altuntaş, Büşra Gürsoy, Gülseren Güney, Melike Uzun, Burcu Varlık, Emre Erdem ve Arzu Yılmaz ziyaret sırasında hazır bulundular.

İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yanmaz proje ekibini oluşturan öğretmen ve öğrencilerle tek tek tek tanışıp muhabbet ederek duygu ve düşüncelerini sordu. Yanmaz öğrencilere hitaben” Hem mesleğinizle ilgili gelişmeleri takip ederek yeni bilgiler edinmek hemde farklı bir kültürü tanımak adına güzel ve önemli bir gezi programına çıkıyorsunuz. Bilginin, bilgi edinmenin yaşı ve sınırı yoktur. Bu yıl Avrasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yönetim Bilimi üzerine Yüksek Lisansımı tamamladım. Bunu kendimi geliştirmek ve farklı alanlarda da bilgi sahibi olmak amacıyla yaptım. Sizlerde hiçbir zaman kendinizi bilgi ve öğrenim olarak sınırlamayın. Kendinizi sürekli geliştirmeye ve yeni şeyler öğrenmeye adayın. Muhakkak ki bu durumda kazanan ve başarılı olan bireyler olacaksınız. Sizlerin sağ salim ve başarıyla ziyaretinizi ve projenizi gerçekleştirmenizi diliyorum” dedi.

İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yanmaz konuşmasının ardından 2 Nisan Çarşamba günü Yunanistan’a gidecek olan ekibe çeşitli hediyeler verdi.

Artvin Ticaret ve Meslek Lisesi, 2013 yılı Avrupa Birliği Projeleri kapsamında Leonarda Vinci Dalında “Avrupa’da Mesleki Eğitim”  konulu proje ile Borçka Ticaret Meslek Lisesi ortaklığında staj eğitimini tamamlamak üzere Yunanistan‘ın Girit Adasında 02 Nisan 2014 tarihi ile 29 Nisan 2014 tarihleri arasında bulunacaklar.

 

turgay yazar

Bilinçli ve Gelişimci Eğitim Çalışanları Sendikası (BİLGEÇ) Artvin İl Başkanlığına getirilen  Turgay Yazar Artvin ve ilçelerinde teşkilatlanma çalışmalarına başladı.
    Genel Merkez Yönetim Kurulunun çalışmaları sonrasında Artvin İl Başkanlığına; Genel Merkez Yönetim Kurulunun kararı ile Artvin Şavşat İlçesinde görevli üye Turgay Yazar getirildi.

    BİLGEÇ İl Başkanı Yazar, Çalışmalarına Başladı. Bilinçli ve Gelişimci Eğitim Çalışanları Sendikası (BİLGEÇ) Artvin İl Başkanı Turgay Yazar Artvin ve ilçelerinde teşkilatlanma çalışmalarına başladı.
    Değişik bir örgütlenme ve hizmet etme anlayışı ile yola çıkan BİLGEÇ teşkilatlanmasını tamamlamak için Artvin ve ilçelerindeki bütün okulları dolaşıyor. BİLGEÇ’in hizmet anlayışını bütün okulları gezerek anlatan Başkan Turgay Yazar,“farkımızı ve üyelerine en üst düzeyde hizmet anlayışımız en kısa sürede herkes görecek” dedi.
    Büyüme çalışmaları tüm hızıyla devam ederken, Artvin İl Başkanı Turgay Yazar’ın yoğun çalışmaları sonrası il ve ilçe temsilciliklerinin belirlenmesine de devam ediliyor.
    Turgay Yazar ayrıca; “Yeni bir sendikal anlayışla kuruluşunu gerçekleştiren BİLGEÇ hızla tüm Türkiye’ye teşkilatını yaymakta. Aldığı kararlar ve yaptığı etkili teşkilatlanma ile eğitim çalışanlarının göz bebeği haline geldi. Aldığı duruş ve koyduğu tavırla gerçek sendikal çalışmaların nasıl yapılacağını gösteriyor. Temel hedefi ‘üye memnuniyeti’ olan BİLGEÇ her alanda olduğu gibi teşkilatlanmada da önemli mesafeler kat etmekte.
    “Tek Çatı Altında Buluşma” parolasıyla yola çıkan BİLGEÇ, hiçbir siyasi görüşün gölgesinde olmadan yoluna; koyduğu hedeflerle devam etmektedir.Geçtiğimiz son yıllarda Türkiye’nin en hızlı büyüyen sendikası olan BİLGEÇ bu geleneğini Artvin ve ilçelerinde de sürdürmektedir.
    Ülke genelinde ve bölgemizde oldukça önemli ölçüde sıkıntılarla karşı karşıya kalan eğitim çalışmalarının haklarını en üst düzeyde korumak ve kollamak için elimizden gelen bütün gücümüzü kullanacağız” şeklinde açıklama yaptı. 
    İl Başkanı Turgay Yazar bütün öğretmen sendikalarına da teşekkür ederek; “İlimizde ve ilçelerimizde görev yapan bütün öğretmen sendikalarımız çok önemli hizmetler yapmaktadırlar. Kendilerine teşekkür ediyorum. Ortak noktalarda yine birlikte hareket edeceğiz” şeklinde ifade ederken hiçbir ayak oyunu ve kayırma haksızlıklarının içinde olmayacaklarına dikkat çekti.